Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan kapsamlı araştırmada, il genelindeki suç oranları akademik bir mercek altına alındı. 2010-2020 yıllarını kapsayan çalışmada, kişiye karşı işlenen suçlardaki artış eğilimi ve uyuşturucu suçlarının ticari boyutu dikkat çekici verilerle ortaya konuldu.
Kastamonu Üniversitesi, kentin sosyal ve ekonomik yapısını bilimsel verilerle analiz ettiği Kastamonu Raporları serisinin beşinci ayağını tamamladı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık’ın imzasıyla yayımlanan "Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası" başlıklı rapor, bölgedeki suç eğilimlerini demografik ve coğrafi değişkenlerle birlikte inceledi. Çalışma, sadece sayısal verileri değil, suçun kentleşme ve sosyoekonomik yapı üzerindeki yansımalarını da irdeledi.
Öldürme ve yaralama suçlarında artış eğilimi
Raporda yer alan çarpıcı verilerden biri, kişiye karşı işlenen suçların seyri oldu. 2010 ile 2020 yılları arasında toplam 580 kişinin öldürme suçundan hüküm giydiği belirtilirken, 2010 yılında yüzde 2,9 olan bu suç oranının 2020 itibarıyla yüzde 8,3’e yükseldiği tespit edildi. Yaralama suçlarında ise tablo daha da belirginleşiyor. Bin 459 hükümlünün bulunduğu bu kategoride, 2010 yılında yüzde 2,3 olan oran, 2019 yılında yüzde 16 seviyelerine kadar çıkarak zirve yaptı. 2020 yılında hafif bir gerileme yaşansa da, on yıllık periyotta ciddi bir artış grafiği çizildiği vurgulandı.
Uyuşturucu suçlarında "arz" vurgusu
Araştırmanın uyuşturucu suçlarına ayrılan bölümünde, toplam 467 hükümlü üzerinden bir analiz yapıldı. Veriler, suçun yüzde 71’inin uyuşturucu ticareti ve imalatı gibi "arz yönlü" faaliyetlerden oluştuğunu gösteriyor. Bu durum, uyuşturucunun kentte sadece kullanıcı düzeyinde değil, ticari bir sorun olarak da varlık gösterdiğini kanıtlıyor. Özellikle 2013 yılından itibaren hükümlü sayısında gözlemlenen artış, 2019 yılında 70 kişiyle en yüksek seviyesine ulaştı.
Akademik katkı ve sosyal sorumluluk
Raporun önemine değinen Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerin sadece eğitim kurumu olmadığını, aynı zamanda şehrin sorunlarına dair bilgi üreten merkezler olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Topal, "Suçun coğrafi dağılımını bilimsel yöntemlerle ele almak, hem yerel yönetimlerin karar alma süreçlerine hem de gelecekteki akademik çalışmalara ışık tutacak kıymetli bir rehber niteliğindedir" değerlendirmesinde bulundu. Çalışma, Batı Karadeniz bölgesi ve Türkiye geneliyle yapılan kıyaslamalarla, Kastamonu’nun suç profilini daha geniş bir perspektife oturtuyor.