Yarın binlerce öğrencinin ter dökeceği LGS öncesinde uzmanlar, çocukların üzerindeki baskıyı azaltmak için ailelere önemli görevler düştüğünü hatırlatarak, sınavın bir kişilik ölçütü değil, sadece akademik bir basamak olduğunu vurguladı.
Gazetebirlik - Eğitim
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı için heyecanlı bekleyiş sürerken, öğrenciler üzerinde oluşan sınav kaygısı da zirveye ulaştı. Uzmanlar, bu sürecin sadece bir bilgi ölçme aşaması değil, aynı zamanda yoğun duygusal dalgalanmaların yaşandığı hassas bir dönem olduğunu belirtiyor.
Kaygı aslında bir motivasyon kaynağıdır
Özel İmperial Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Seden Ekici, kaygının her zaman zararlı bir duygu olmadığını, belirli bir seviyeye kadar öğrenciyi harekete geçiren doğal bir mekanizma olduğunu ifade etti. Ancak kaygının, öğrencinin günlük yaşamını sekteye uğratacak, odaklanmasını engelleyecek veya fiziksel rahatsızlıklara yol açacak boyuta ulaşmasının tehlikeli olduğunu belirtti. Dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları ve çarpıntı gibi belirtilerin, sınav başarısızlığı korkusuyla birleştiğinde performansı ciddi oranda düşürdüğü gözlemleniyor.
Ailelere düşen en büyük görev: Koşulsuz destek
Sınav sürecinde çocukların en büyük destekçisinin aileler olduğunu hatırlatan Ekici, "Ya yapamazsam?" düşüncesinin altında yatan en büyük etkenin, çevre tarafından yüklenen yüksek beklentiler olduğunu vurguladı. Çocukların kıyaslanması veya sadece sonuç odaklı değerlendirilmesi, kaygıyı körükleyen en temel yanlışlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına "Elinden gelenin en iyisini yapman bizim için yeterli" mesajını vermesinin, onların psikolojik dayanıklılığını artırdığını belirtiyor.
Rutinleri korumak başarıyı getirir
Sınav öncesinde zihinsel dengeyi sağlamak için öğrencilerin alışkın oldukları günlük rutinlerinden taviz vermemeleri gerektiği ifade ediliyor. Uyku düzeni, çalışma alışkanlıkları ve günlük aktivitelerin korunması, zihnin sınav anına daha dengeli hazırlanmasına yardımcı oluyor. Ayrıca nefes egzersizleri ve olumlu iç konuşmaların, kaygıyı yönetmekte etkili araçlar olduğu belirtiliyor.
Sınav hayatın sadece bir parçası
Uzmanlar, sınavın bir öğrencinin tüm geleceğini veya kişiliğini tanımlamadığını hatırlatarak, ailelerin bu konuda daha sakin bir tutum sergilemesi gerektiğini savunuyor. Eğer sınav kaygısı, öğrencinin sosyal ilişkilerini ve genel yaşam kalitesini ciddi şekilde bozuyorsa, profesyonel bir destek almaktan çekinilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Unutulmamalıdır ki, çocukların ruh sağlığı, elde edilecek sınav sonucundan çok daha değerlidir.