LGS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından, lise hayatına adım atacak öğrenciler için yeni bir dönem başlamak üzere. Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, lise yıllarının öğrencilerin hayatlarında kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Özellikle 9. ve 10. sınıfın ‘yatış yılı’ olarak görülmesinin büyük bir hata olduğuna dikkat çekiyor.
Yeni Dönemin Dinamikleri
Aladağ, lise yıllarının sadece akademik değil, aynı zamanda sosyal açıdan da önemli fırsatlar sunduğunu söylüyor. Ortaokulu bitiren öğrenciler, ergenlik dönemiyle birlikte yeni bir kimlik arayışına giriyorlar. Bu süreçte farklı kültürlerden gelen arkadaş çevreleri ve sosyal ortamlar, öğrencilerin gelişimlerinde önemli rol oynuyor. Anne ve babaların, öğrencilerin bu yeni dönemi dolu dolu geçirebilmeleri için önlem almaları gerektiği belirtiliyor.
Ekranlar ve Sosyal Medyanın Etkisi
Özcan Aladağ, öğrencilerin en büyük tehditlerinden birinin sosyal medya olduğunu ifade ediyor. Öğrencilerin lisenin 9. ve 10. sınıfını rahat geçirecekleri düşüncesinin yanılgı olduğunu belirten Aladağ, ‘Ekranlardan uzak durmalılar’ diyerek gençlerin ders çalışma disiplinlerini kaybetmemeleri gerektiğini vurguladı. Ayrıca, lise hayatının sadece eğitim değil, kişisel gelişim açısından da değerlendirilmesi gerektiğini, sosyal ve kültürel faaliyetlere de önem verilmesi gerektiğini eklemektedir.
Aladağ, bu dönemde öğrenciler ile aileler arasında sağlıklı bir denge kurulmasının önemine de değinerek, kampüs yaşamına geçişte özgürlüğün kısıtlanmadan kontrollü bir biçimde sağlanması gerektiğini ifade etti. Lise hayatında sağlıklı bir denge kurmanın, hem akademik başarıyı hem de kişisel gelişimi olumlu yönde etkileyebileceği belirtiliyor.

Lise hayatında ‘yatış yılı' tuzağına düşmeyin