Denizli'de doğayla iç içe bir yaşam süren Dalya Toktaş, çobanlık mesleği ile akademik kariyeri birleştirerek Dış Ticaret Bölümü'nden birincilikle mezun oldu.
Denizli’nin Gökpınar Baraj Gölü kıyısında alışılagelmişin dışında bir başarı hikayesi yazıldı. Almanya’dan Türkiye’ye kesin dönüş yaptıktan sonra dede mesleği olan çobanlığa yönelen Hamza Toktaş, kızları İlayda ve Dalya ile birlikte doğanın kalbinde bir yaşam kurdu. Ancak bu yaşam, sadece hayvancılıkla sınırlı kalmadı; Toktaş ailesi için meralar aynı zamanda birer eğitim sahasına dönüştü.
Doğada pratik yaparak yabancı dil öğrendiler
Baba Hamza Toktaş’ın Almanya geçmişi sayesinde yabancı dile aşina olan kız kardeşler, sürülerini otlattıkları saatleri verimli birer çalışma vaktine çevirdi. Gökpınar’ın uçsuz bucaksız arazilerinde koyunlarını güderken İngilizce ve Almanca pratikleri yapan gençler, bu sayede iki dili de ana dilleri gibi akıcı konuşma yetisi kazandı.
Yoğun tempoya rağmen zirveye ulaştı
Çobanlık görevlerini aksatmadan üniversite eğitimini sürdüren Dalya Toktaş, Dış Ticaret Bölümü’ndeki başarısıyla dikkatleri üzerine çekti. Zorlu çalışma koşullarına rağmen derslerine büyük bir disiplinle odaklanan Toktaş, mezuniyetinde bölüm birincisi olarak ailesini gururlandırdı. Bu başarının bir ekip işi olduğunu vurgulayan genç kız, elde ettiği dereceyi ailesine ithaf etti.
Koyunların arasında yabancı dil mesaisi
Kızlarının hem çalışkan hem de donanımlı bireyler olarak yetişmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirten baba Hamza Toktaş, uyguladıkları yöntemin sırrını şu sözlerle özetledi: "Bizim için çobanlık sadece geçim kaynağı değil, bir yaşam biçimi. Kızlarım hem hayvanlarla ilgileniyor hem de akademik hedeflerinden vazgeçmiyor. Meralarda koyunlarımızı otlatırken bile İngilizce ve Almanca konuşarak hem dillerini canlı tutuyor hem de kültürel birikimlerini koruyoruz. Dalya’nın bu azmi, emeklerimizin en güzel karşılığı oldu."