Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsaldaki kadın üreticileri güçlendirmek amacıyla düzenlediği atölye çalışmalarında, tıbbi bitkilerin doğru kullanımından coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye kazandırılmasına kadar geniş bir yelpazede eğitim veriyor.
Toroslar ilçesindeki Hamzabeyli Köyümüz Atölyesi, yerel üretici kadınlar için yeni bir bilgi durağı oldu. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde gerçekleştirilen Bitki Çayı Demleme Atölyesi, bölge kadınlarına hem geleneksel yöntemleri modernize etme hem de doğru bildikleri yanlışları düzeltme imkanı sundu.
Uzmanlardan Bilimsel Dokunuşlar
Ziraat Yüksek Mühendisi Aysun Seçkin ve Gıda Mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından verilen eğitimlerde, bitkilerin doğadan toplanma aşamasından mutfaktaki saklama koşullarına kadar kritik süreçler ele alındı. Katılımcılar; bitkilerin kurutulma teknikleri, doğru demleme süreleri ve tüketim alışkanlıkları konusunda kapsamlı bir rehberlik hizmeti aldı. Özellikle çaylara aroma katması amacıyla eklenen coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı kurusu, atölyenin en dikkat çeken uygulamalarından biri oldu.
Yerel Değerler Ekonomiye Dönüşüyor
Atölyenin sadece bir eğitim merkezi olmadığını belirten Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, buradaki temel hedefin yerel değerleri korumak ve kadın emeğini görünür kılmak olduğunu vurguladı. Şahutoğlu, "Kadınlarımız burada sadece bitki çayı demlemeyi değil, aynı zamanda gıda okuryazarlığı, hijyen ve iş sağlığı gibi konularda da yetkinlik kazanıyor. Kendi ürettikleri ürünleri, yine kendi emekleriyle işleyerek katma değerli hale getiriyorlar" ifadelerini kullandı.
Kırsal Turizm ve Güvenli Gıda Vurgusu
Hamzabeyli Köyümüz Atölyesi’nin kentten kırsala olan ilgiyi artırdığını ifade eden Şahutoğlu, bu projelerin aynı zamanda Mersin’in coğrafi işaretli ürünlerini tanıtmak için bir vitrin görevi gördüğünü belirtti. Eğitimlerin, tüketicinin güvenli gıdaya erişimi noktasında da önemli bir bilinç oluşturduğuna dikkat çeken Şahutoğlu, atölye sonunda katılımcıların kendi hazırladıkları çayları, yine kadınların elinden çıkan kek ve çöreklerle tatmasının toplumsal dayanışmayı pekiştirdiğini sözlerine ekledi.