YKS maratonunun son düzlüğüne girilirken uzmanlar, tercih listesi hazırlayacak gençleri "diploma odaklı" düşünceden uzaklaşarak yetkinlik bazlı bir strateji izlemeleri konusunda uyarıyor.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, adayların sınav sonrası yapacakları tercihler için kritik bir yol haritası belirlendi. İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Ahmet Gayretli, üniversite seçiminin artık sadece bir puan sıralaması değil, bir gelecek tasarımı olduğunu vurguladı.
Dijitalleşen dünyada mesleklerin hızla dönüştüğüne dikkat çeken Gayretli, öğrencilerin henüz var olmayan iş kollarına hazırlanması gerektiğini belirtti. Bu süreçte üniversitelerin teknolojik altyapısı, uluslararası vizyonu ve araştırma kapasitesinin, diplomanın önüne geçtiğini ifade etti.
Kalite güvencesinin anahtarı: Akreditasyonlar
Tercih listesi oluştururken adayların mutlaka dikkat etmesi gereken unsurların başında akreditasyonlar geliyor. Eğitim programlarının bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenip onaylanması, mezuniyet sonrası küresel rekabette büyük bir avantaj sağlıyor. Uluslararası akreditasyona sahip bölümler, özellikle yurt dışı kariyer planı yapan öğrenciler için diplomalarının geçerliliğini tescilleyen birer kalite belgesi niteliği taşıyor.
Ekran başından kalkıp kampüsü ziyaret edin
Dijital imkânların bolluğuna rağmen, bir üniversiteyi tanımanın en etkili yolu kampüsü yerinde görmekten geçiyor. Tercih döneminde adayların sadece internetteki verilere bağlı kalmaması gerektiğini belirten uzmanlar, öğrencinin yıllarını geçireceği akademik ve sosyal atmosferi bizzat deneyimlemesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Akademisyenlerle yüz yüze iletişim kurun
Tercih sürecinde bölümün sunduğu imkânları doğrudan uzmanlarından dinlemek, öğrencinin kuruma aidiyet hissini güçlendiriyor. Üniversite kapılarını adaylara açan kurumlar, öğrencilerin laboratuvarlardan sosyal alanlara kadar tüm imkânları yerinde incelemesine olanak tanıyarak daha bilinçli kararlar alınmasına yardımcı oluyor. Doğru tercih, sadece rakamlarla değil, yerinde gözlem ve deneyimle şekillenen bir süreç olarak öne çıkıyor.