Üniversite öğrencilerine af düzenlemesiyle ilgili beklenen taslak metin ortaya çıktı. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören çalışma, özellikle Temmuz 2022’den sonra üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencileri yakından ilgilendiriyor. Ek sınav hakkı, uygulamalı eğitim kolaylığı ve disiplin cezalarına yönelik yeni adımlar dikkat çekiyor. Gözler şimdi düzenlemenin ne zaman yasalaşacağına çevrildi.
Üniversite Öğrencilerine Af Düzenlemesi Ne Zaman Çıkacak?
Bir süredir hazırlıkları süren üniversite öğrenci affı için taslak metin şekillenmeye başladı. AK Parti Meclis Grubu tarafından hazırlanan ve Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören düzenlemede sona yaklaşıldığı belirtiliyor.
Henüz net bir takvim açıklanmasa da, çalışmanın kısa süre içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Üniversite öğrencilerine af düzenlemesinin yasalaşması halinde, uygulamanın 2026-2027 Güz Dönemi itibarıyla devreye girmesi planlanıyor. Bu tarih, eğitim hayatı yarıda kalan binlerce kişi için kritik bir eşik olarak görülüyor.
Taslak Metin Neleri Kapsıyor?
Ortaya çıkan taslak metin, sadece ilişiği kesilen öğrencileri değil, azami öğrenim süresini dolduranları da kapsayan geniş bir çerçeve sunuyor. Düzenlemenin merkezinde, eğitim hakkının yeniden tanınması ve mezuniyet süreçlerinin hızlandırılması yer alıyor.
Çalışmaya göre, Temmuz 2022’den sonra üniversiteleriyle ilişiği kesilen öğrenciler, belirlenen şartları sağlamaları halinde öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek. Bu adımın, özellikle ekonomik, akademik ya da kişisel nedenlerle eğitimini tamamlayamayan öğrenciler açısından önemli bir fırsat oluşturacağı ifade ediliyor.
Taslakta affın kapsamı ve ayrıntılarıyla ilgili son kararın henüz verilmediği belirtilse de, çerçevenin büyük ölçüde netleştiği değerlendiriliyor.
Ek Sınav Hakkı Kimleri İlgilendiriyor?
Düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri ek sınav hakkı oldu. Azami öğrenim süresi dolmuş son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları ya da alamadıkları tüm dersler için iki ek sınav ve tekrar hakkı tanınması öngörülüyor.
Bu hak, mezuniyet aşamasına gelmiş ancak birkaç ders nedeniyle diplomasını alamayan öğrenciler için önemli bir avantaj sağlayacak. Ek sınav uygulamasıyla, öğrencilerin eğitimlerini tamamlamalarının önü açılırken üniversitelerdeki “mezun olamayan son sınıf” sorununun da azaltılması hedefleniyor.
Aynı zamanda ders yükünü tamamlamış ancak uygulama aşamasında takılan öğrenciler için de yeni bir kapı aralanıyor.
Temmuz 2022 Sonrası İlişiği Kesilenler Dönecek mi?
Taslak metne göre, Temmuz 2022’den sonra üniversiteleriyle ilişiği kesilen öğrenciler için geri dönüş yolu açılıyor. 2026-2027 Güz Dönemi itibarıyla kayıt yenileme ve kaldıkları yerden devam imkânı sağlanması gündemde.
Bu kapsamın, özellikle pandemi sonrası dönemde çeşitli nedenlerle eğitim hayatı sekteye uğrayan öğrencileri kapsaması bekleniyor. İlişiği kesilenlerin yeniden sisteme dahil edilmesi, yükseköğretimde ikinci bir şans anlamına geliyor.
Ancak başvuru şartları, harç yükümlülükleri ve akademik uyum sürecine ilişkin detayların, düzenlemenin yasalaşma aşamasında netleşeceği belirtiliyor.
Uygulamalı Eğitim ve Mezuniyet Kolaylığı
Üniversite öğrencilerine af düzenlemesi yalnızca teorik derslerle sınırlı değil. Özellikle uygulamalı eğitim gerektiren bölümler için mezuniyeti kolaylaştırıcı adımlar planlanıyor.
Tıp, turizm, tarım, gastronomi ve veterinerlik gibi alanlarda tüm derslerini başarıyla tamamladığı halde uygulamalı eğitime başlayamayan ya da süreci tamamlayamayan öğrencilere eksiklerini tamamlama hakkı verilmesi öngörülüyor. Bu sayede binlerce öğrencinin mezuniyet süreci yeniden aktif hale gelebilir.
Uygulama ağırlıklı bölümlerde yaşanan yığılmanın azaltılması ve iş gücü piyasasına katılımın hızlandırılması da hedefler arasında gösteriliyor.
Disiplin Cezaları ve Yükseköğretim Kanunu’nda Değişiklik
Taslak metin yalnızca öğrenci affı ve ek sınav hakkıyla sınırlı değil. Yükseköğretim sistemine ilişkin başka düzenlemeler de gündemde.
Öğretim üyeleri için 67 olan yaş haddinin 72’ye çıkarılması planlanıyor. Bu değişiklikle birlikte akademik kadroların daha uzun süre görev yapabilmesinin önü açılabilir.
Öte yandan disiplin cezalarının kapsamının genişletilmesi de dikkat çekiyor. Terör örgütü propagandası yapan, üniversitelerde şiddet veya nefret içerikli bildiri ve afiş dağıtan öğrencilere bir yarıyıl uzaklaştırma cezası verilmesi öngörülüyor. Ayrıca başkası adına tez veya makale yazanlar ile bu çalışmaları kullananlara yönelik unvan iptali ve meslekten çıkarma gibi yaptırımlar gündeme gelebilir.
Bu başlık, yükseköğretim sisteminde daha sıkı bir disiplin anlayışının benimseneceğine işaret ediyor.