Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın Ankara’da düzenlenen Vakıf Üniversiteleri Toplantısı’nda yaptığı açıklamalar, üniversite adaylarının ve akademik çevrelerin gündemine oturdu. Özellikle vakıf üniversitelerinde kontenjanların azaltılıp azaltılmayacağı ve hangi bölümlerin bu düzenlemeden etkileneceği merak konusu oldu. YÖK’ün daha önce devlet üniversitelerinde uyguladığı kontenjan planlamasının, 2026 itibarıyla vakıf üniversitelerini de kapsayacağı netlik kazandı. Açıklamalar, başta hukuk olmak üzere birçok popüler bölümde önemli değişikliklere işaret ediyor.
Vakıf üniversitelerinde kontenjanlar azaltılacak mı?
YÖK Başkanı Erol Özvar, Vakıf Üniversiteleri Toplantısı’nda yaptığı konuşmada vakıf üniversitelerine yönelik yeni kontenjan politikasını kamuoyuyla paylaştı. Özvar, 2026 yılından itibaren vakıf üniversitelerinde de bazı lisans programlarının kontenjanlarının düşürüleceğini açıkça ifade etti. Bu kararın, yükseköğretimde kaliteyi artırmaya yönelik uzun vadeli bir planın parçası olduğu vurgulandı.
YÖK’ün daha önce devlet üniversitelerinde uyguladığı kontenjan azaltma politikası, özellikle belirli alanlarda mezun sayısının ihtiyacın üzerine çıkması nedeniyle gündeme gelmişti. Aynı yaklaşımın vakıf üniversiteleri için de geçerli olacağı belirtilirken, kontenjan azaltımlarının her programda aynı oranda olmayacağına dikkat çekildi. Program bazlı değerlendirmelerle değişen oranlarda düşüşler yapılacak.
Hangi bölümlerde kontenjan düşüşü olacak?
Erol Özvar’ın açıklamalarına göre, vakıf üniversitelerinde kontenjanı azaltılacak bölümler netleşmiş durumda. Özellikle yoğun talep gören ve mezun sayısı hızla artan programlar öncelikli olarak değerlendirilecek. Bu kapsamda hukuk programları başta olmak üzere psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık bölümlerinde kontenjanların düşürülmesi planlanıyor.
Hukuk fakülteleri için uygulanacak azaltımın, 2025 yılında devlet üniversitelerinde yapılan düşüşe benzer bir oranda olacağı ifade edildi. Diğer bölümlerde ise üniversitelerin mevcut durumu, öğretim üyesi kapasitesi ve mezunların istihdam oranları dikkate alınarak farklı oranlarda düzenlemeler yapılacak. YÖK, bu adımla birlikte hem eğitim kalitesini hem de mezunların iş piyasasındaki karşılığını güçlendirmeyi hedefliyor.
YÖK’ün kontenjan planlamasında son yıllardaki değişiklikler
Yükseköğretim Kurulu, 2023-2025 döneminde lisans programlarına yönelik kapsamlı bir kontenjan planlaması süreci yürüttü. Bu süreçte toplam 462 lisans programı incelendi ve 197 programda kontenjan düşürülmesi kararlaştırıldı. Yapılan düzenlemeler, yükseköğretimde arz-talep dengesini sağlamayı amaçlayan stratejik bir yaklaşım olarak değerlendirildi.
YÖK’ten yapılan açıklamalara göre, bu dönemde en fazla kontenjan azaltımı öğretmenliğe kaynak teşkil eden lisans programlarında gerçekleştirildi. Eğitim fakültelerine yönelen aday sayısındaki dalgalanmalar ve mezunların istihdam koşulları, bu kararların temel gerekçeleri arasında yer aldı. Devlet üniversitelerinde uygulanan bu politikanın, olumlu sonuçlar verdiği yönündeki değerlendirmeler, vakıf üniversiteleri için de benzer bir adım atılmasının önünü açtı.
2026 yılında vakıf üniversiteleri için yeni dönem
YÖK Başkanı Erol Özvar, 2026 yılından itibaren devlet üniversitelerinde uygulanan kontenjan azaltma politikasının vakıf üniversiteleri için de geçerli olacağını vurguladı. Yapılan açıklamada, yükseköğretim sisteminin bütüncül bir yaklaşımla ele alındığı ve kamu ile vakıf üniversiteleri arasında planlama açısından bir ayrım yapılmadığı mesajı verildi.
Bu yeni dönemde vakıf üniversitelerinin de kontenjan planlamasını YÖK’ün belirlediği çerçevede yapması bekleniyor. Üniversitelerin altyapı imkanları, akademik kadro yeterliliği ve mezun başarı oranları, kontenjan belirlemede temel kriterler arasında olacak. Böylece sayısal büyümeden ziyade nitelikli eğitim anlayışının ön plana çıkarılması hedefleniyor.
Üniversite adaylarını nasıl etkileyecek?
Vakıf üniversitelerinde kontenjanların azaltılması, üniversite adayları açısından rekabetin artacağı bir döneme işaret ediyor. Özellikle hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık gibi bölümlere ilgi duyan adayların daha dikkatli ve planlı tercihler yapması gerekecek. Kontenjan düşüşü, taban puanların yükselmesine ve yerleştirme süreçlerinin daha seçici hale gelmesine neden olabilir.
Öte yandan YÖK’ün bu adımı, mezunların iş gücü piyasasında daha güçlü bir konuma gelmesini amaçlıyor. Kontenjanların dengeli bir şekilde azaltılmasıyla birlikte, mezun sayısının sektör ihtiyaçlarıyla daha uyumlu hale gelmesi bekleniyor. Bu durum, uzun vadede hem öğrenciler hem de üniversiteler için daha sürdürülebilir bir yükseköğretim yapısının oluşmasına katkı sağlayacak.
YÖK Başkanı Erol Özvar’ın açıklamalarıyla birlikte vakıf üniversitelerinde kontenjan politikası netleşirken, 2026 yılı yükseköğretim açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Üniversite adayları ve eğitim kurumları, bu yeni sürecin detaylarını yakından takip etmeye devam ediyor.