Yeni Birlik Gazetesi Eğitim YKS maratonunda sona yaklaşılırken uzmanlar uyardı: Bilgi kadar zihin yönetimi de sınavın kaderini belirliyor

YKS maratonunda sona yaklaşılırken uzmanlar uyardı: Bilgi kadar zihin yönetimi de sınavın kaderini belirliyor

Öğr. Üyesi Bülent Tansel, öğrencilere "zihinsel dengeyi koruyun" çağrısında bulundu. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım sürerken, öğrencilerin üzerindeki baskı da zirveye ulaştı.

Sınav öncesi son düzlükte akademik hazırlık kadar psikolojik sağlamlığın da kritik olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, öğrencilere "zihinsel dengeyi koruyun" çağrısında bulundu.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım sürerken, öğrencilerin üzerindeki baskı da zirveye ulaştı. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, bu kritik dönemde öğrencilerin sadece ders notlarına değil, duygusal süreçlerine de odaklanmaları gerektiğini ifade etti. Tansel, sınav başarısının sadece ne kadar bilindiğiyle değil, o bilginin stres altında ne kadar verimli kullanılabildiğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Psikolojik Dayanıklılık Akademik Başarının Anahtarı

Son günlerde eksikleri kapatma telaşıyla uykusuz kalan ve yoğun çalışma temposuna giren öğrencilerin, aslında zihinsel performanslarını riske attıklarını belirten Tansel, "Beyin, yoğun tehdit algıladığında problem çözme ve muhakeme yeteneği zayıflar. Öğrenciler bazen konuyu bilmedikleri için değil, kontrolsüz kaygı nedeniyle potansiyellerini yansıtamıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Kaygıyı Yönetmek, Yok Etmekten Daha Önemli

Kaygının tamamen yok edilmesi gereken bir duygu olmadığını, aksine belirli bir seviyede motivasyon kaynağı olduğunu söyleyen Tansel, önemli olanın bu enerjiyi yönetilebilir düzeyde tutmak olduğunu belirtti. Kontrolsüz kaygının unutkanlık ve dikkat dağınıklığı gibi fiziksel belirtileri tetiklediğine dikkat çeken uzman isim, öğrencilere duygu düzenleme becerilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.

Başkalarının Temposuna Değil, Kendi Kapasitenize Odaklanın

Sosyal medya ve çevre baskısıyla oluşan "sürekli çalışma" algısının öğrencileri tükettiğini ifade eden Tansel, şu uyarılarda bulundu: "Herkesin öğrenme biçimi ve dayanıklılığı farklıdır. Başkasının çalışma temposu sizin başarınızı belirlemez. Kendi ritminize güvenin. Kısa yürüyüşler, kaliteli aile zamanları veya müzik dinlemek gibi aktiviteler beynin alarm halini sakinleştirerek verimi artıracaktır."

Sınav Anında "İç Konuşma" Stratejisi

Sınav esnasında karşılaşılan zor soruların bir "yetersizlik" göstergesi olmadığını hatırlatan Tansel, öğrencilerin sınav anındaki iç diyaloglarını değiştirmeleri gerektiğini söyledi. "Mahvoldum" yerine "Şu an kaygılı olmam normal, elimden geleni yapacağım" gibi olumlu ifadelerin zihinsel dayanıklılığı artırdığını belirten Tansel, zor soruları geçip yapabildiklerine odaklanmanın, küçük başarı hissiyle özgüveni yeniden inşa edeceğini vurguladı.

Ailelere "Emek Odaklı" Yaklaşım Çağrısı

Sürecin sadece öğrenciler için değil, aileler için de bir sınav olduğunu hatırlatan Tansel, anne babalara şu mesajı verdi: "Sürekli başarı odaklı ve kıyaslayıcı bir dil, öğrencinin kaygısını katlıyor. Aileler sonuçtan ziyade gösterilen emeğe odaklanmalı ve çocuğuna duygusal güven vermeli. Unutulmamalıdır ki bir sınav, bir insanın değerini belirlemez; ancak bu süreçte kazanılan mücadele azmi, hayatın geri kalanı için çok kıymetli bir deneyimdir."