Yeni Birlik Gazetesi Eğitim YKS’ye sayılı günler kala uyarılar: Son hafta yeni konu değil, eksik tamamlama zamanı

YKS’ye sayılı günler kala uyarılar: Son hafta yeni konu değil, eksik tamamlama zamanı

YKS öncesi uzmanlar, son haftada öğrencilerin yeni konu öğrenmemesi, eksiklikleri tamamlaması ve dinç girmesi gerektiğini vurguladı.

Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, 20-21 Haziran’da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu. Son haftada yoğun soru çözmenin ve art arda deneme sınavlarına girmenin faydadan çok zarar getirebileceğini belirten Kurt, "Öğrenciler dört yıllık birikimlerine güvenmeli, sınava dinlenmiş ve sakin bir şekilde girmeli" dedi.

Milyonlarca öğrencinin üniversite hayallerini gerçekleştirmek için ter dökeceği YKS’ye sayılı günler kala uzmanlardan uyarılar gelmeye devam ediyor. Adil Kurt, sınav sürecinin doğru yönetilmesinin başarıya doğrudan etki ettiğini belirterek öğrencilerin son haftayı verimli ve kontrollü geçirmesi gerektiğini söyledi.

YKS’nin Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testi’nden (AYT) oluştuğunu hatırlatan Kurt, "TYT’de öğrencilerin okuma, anlama, yorumlama ve temel becerileri ölçülüyor, AYT’de ise lise boyunca edindikleri akademik bilgi düzeyleri sorgulanıyor" ifadelerini kullandı.

Kurt, YKS’de adayların birbirlerine göre sıralandığını vurgulayarak, "Sınavın zor ya da kolay olmasının tek başına belirleyici olmadığını" söyledi. "Kamuoyunda sınavın zor ya da kolay olduğuna ilişkin değerlendirmeler yapılabiliyor. Ancak YKS bir sıralama sınavıdır. Önemli olan öğrencinin diğer adaylara göre nasıl performans gösterdiğidir. Lisans programlarına yerleştirmede TYT’nin etkisi yaklaşık yüzde 40, AYT’nin etkisi ise yaklaşık yüzde 60 seviyesindedir" şeklinde konuştu.

Öğrencilerin sınava dört yıllık bir hazırlık sürecinin sonunda girdiklerini belirten Kurt, son günlerde yeni bilgiler öğrenmeye çalışmanın doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti. "Son hafta yeni konu öğrenmeye çalışmak yerine yapılan yanlışları gözden geçirmek ve eksikleri tamamlamak daha faydalıdır" diyen Kurt, "Yoğun deneme sınavlarına girmek veya aşırı soru çözmek bedensel ve zihinsel yorgunluk oluşturabilir. Öğrencilerin dinlenmiş ve zihinsel olarak rahatlamış bir şekilde sınava girmeleri gerekir" açıklaması yaptı.

Sınav haftasında biyolojik saatin sınav düzenine göre ayarlanmasının önemine dikkat çeken Kurt, öğrencilerin her gün sınav sabahı kalkacakları saatte uyanmaları gerektiğini belirtti. "Sınav günü saat 07.30’da kalkacak bir öğrenci, hafta boyunca aynı saatte uyanmalıdır. Aynı şekilde sınav saatlerinde çalışma yaparak beynini o zaman dilimine alıştırmalıdır" dedi.

Kurt, sınavdan bir gün önce gerekli belgelerin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. "Adayların sınava girecekleri okulu önceden görmeleri de faydalı olur. Öğrenciler sınav giriş belgelerini ve kimliklerini önceden hazırlayıp güvenli bir yere koymalıdır. Eksik veya kayıp kimlik durumunda zaman kaybetmeden nüfus müdürlüklerine başvurulmalıdır" dedi.

Sınav anında yaşanan heyecanın doğal olduğunu belirten Kurt, öğrencilerin özellikle ilk dakikalarda sakin kalmaya çalışmaları gerektiğini ifade etti. "Sınava giren hemen her öğrenci heyecan yaşar. Ancak öğrenciler şunu unutmamalıdır; aynı heyecanı yaşayan birçok aday bulunmaktadır. Önemli olan heyecanın tamamen yok olması değil, kontrol altında tutulabilmesidir" şeklinde konuştu.

Öğrencilerin sınav sırasında yaptıkları hatalardan birinin sorulara önyargıyla yaklaşmak olduğuna dikkat çeken Kurt, "Soru uzunluğunun zorluk derecesiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini" vurguladı. "Uzun görünen sorular her zaman zor değildir. Kısa görünen sorular da her zaman kolay olmayabilir. Öğrenciler sorulara önyargısız yaklaşmalı ve sınavda alışkın oldukları test veya dersten başlamalıdır" uyarısında bulundu.

Kurt, YKS sorularının bilimsel ölçme ve değerlendirme ilkelerine göre hazırlandığını belirterek, "Üniversite sınavındaki sorular öğrenciyi kandırmak amacıyla hazırlanmaz. Öğrenci, soru içerisinde verilen bilgileri doğru kullandığında doğru cevaba ulaşabilir. Bu nedenle rastgele işaretleme yapmak yerine seçenekler dikkatle değerlendirilmelidir" açıklamasında bulundu.

Sınav öncesinde ailelerin tutumunun da büyük önem taşıdığına değinen Kurt, "Kaygı düzeyi yüksek bir öğrenciye sürekli motive edici konuşmalar yapmak her zaman olumlu sonuç vermeyebilir" dedi. Ailelerin öğrencilere, hayat başarısının yalnızca bu sınavın sonucuyla belirlenmediğini hissettirmesi gerektiğini vurguladı.

Kurt, AYT’nin yerleştirme puanındaki etkisinin daha yüksek olduğunu belirterek, "TYT sonrası moral bozukluğu yaşayan öğrenciler pazar günkü AYT’ye odaklanmalıdır" dedi. "AYT’de öğrencinin akademik bilgi düzeyi ölçülür. Bilgisi olan öğrenci soruları daha rahat çözer. Bu nedenle adaylar dört yıllık birikimlerine güvenmelidir" ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin sınav süresini son dakikasına kadar değerlendirmeleri gerektiğine dikkat çeken Kurt, "TYT’de verilen 165 dakikalık süre sonuna kadar kullanılmalıdır. Öğrenciler sınavdan erken çıkmamalı, çözdükleri soruları tekrar kontrol etmelidir" dedi. "AYT’de ise soruların ayırt ediciliği daha yüksektir. Bu nedenle süre doğru yönetilmeli ve özellikle kendi alanlarına ait sorular dikkatli şekilde değerlendirilmelidir" şeklinde açıklamalarını tamamladı.

YKS’ye sayılı günler kala uyarılar: "Son hafta yeni konu değil, eksik tamamlama zamanı"

YKS’ye sayılı günler kala uyarılar: "Son hafta yeni konu değil, eksik tamamlama zamanı"