Avrupa Birliği’nin kamu alımlarında Avrupa üretimine öncelik verilmesini hedefleyen “Made in EU” yaklaşımı, Türkiye’de yaklaşık 10 bin kırtasiyecinin faaliyet gösterdiği kırtasiye sektöründe dikkatle takip ediliyor. Sektör temsilcileri, AB’nin üretim ve tedarik güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan bu adımının Türkiye için hem yeni fırsatlar hem de bazı riskler barındırabileceğini değerlendiriyor.
Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği ilişkisi ve güçlü üretim altyapısı sayesinde Avrupa değer zincirinde daha güçlü bir konum elde edebileceğini ifade etti. Keresteci’ye göre Türkiye’de üretim yapan ve Avrupa standartlarına uyum sağlayan firmalar, AB’nin yeni tedarik yaklaşımıyla birlikte daha görünür hale gelebilir.
AB’nin üretim politikalarında Avrupa merkezli bir stratejiye yönelmesi, Türkiye’nin Avrupa pazarına yakınlığı ve üretim kapasitesi nedeniyle kırtasiye sektöründe önemli bir tartışma başlığı haline geldi.
Made in EU yaklaşımı nedir ve kırtasiye sektörünü nasıl etkiler
Avrupa Birliği tarafından gündeme getirilen “Made in EU” yaklaşımı, kamu alımlarında Avrupa’da üretilmiş ürünlere belirli oranlarda öncelik verilmesini hedefleyen bir politika olarak öne çıkıyor.
AB Komisyonu’nun açıkladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasa kapsamında özellikle bazı stratejik sektörlerde Avrupa üretiminin teşvik edilmesi planlanıyor.
Bu kapsamda öncelik verilmesi öngörülen sektörler arasında:
Çelik
Alüminyum
Çimento
Otomotiv
Temiz teknoloji ürünleri
yer alıyor.
Bu düzenlemelerin temel amacı ise Avrupa’nın üretim kapasitesini güçlendirmek, tedarik zinciri güvenliğini artırmak ve düşük karbonlu teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmak olarak gösteriliyor.
Kırtasiye sektörü doğrudan bu stratejik sektörler arasında yer almasa da Avrupa’nın yakın ve güvenilir üretim merkezleriyle çalışmayı hedefleyen yeni yaklaşımı, Türkiye gibi ülkeler için önemli fırsatlar yaratabilir.
Türkiye’nin Gümrük Birliği avantajı sektör için fırsat olabilir
TÜKİD Başkanı Taha Keresteci, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği ilişkisi sayesinde Avrupa üretim ekosistemine entegre bir yapıya sahip olduğunu belirtiyor.
Keresteci’ye göre Türkiye’de faaliyet gösteren kırtasiye üreticileri, Avrupa standartlarına uygun üretim yapmaları halinde AB değer zincirinde daha güçlü bir konum elde edebilir.
Keresteci değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa Birliği’nin üretim ve tedarik güvenliğini güçlendirmeye yönelik attığı bu adım, Türkiye açısından hem riskleri hem de önemli fırsatları barındırıyor. Kırtasiye sektörü olarak Avrupa ile güçlü ticari bağlara sahibiz. Türkiye’de üretim yapan ve Avrupa standartlarına uyum sağlayan firmalarımızın AB değer zinciri içinde daha güçlü bir konum elde edebileceğini düşünüyoruz.”
Türkiye’nin Avrupa pazarına coğrafi yakınlığı ve üretim kapasitesi de bu süreçte önemli avantajlar arasında gösteriliyor.
Türk kırtasiye sektörü Avrupa için güvenilir tedarik merkezi olabilir
Türkiye kırtasiye sektörü, son yıllarda üretim kapasitesi ve kalite standartları açısından önemli bir gelişim süreci yaşadı.
Sektör temsilcilerine göre Türkiye:
güçlü üretim altyapısı
rekabetçi maliyet yapısı
Avrupa’ya lojistik yakınlık
gibi avantajları sayesinde Avrupa için güvenilir bir tedarik merkezi olabilecek konumda bulunuyor.
Keresteci bu noktaya dikkat çekerek Türkiye’nin Avrupa değer zincirinde daha görünür olabileceğini vurguladı.
“Avrupa’nın üretim kapasitesini güçlendirme hedefi, aynı zamanda güvenilir ve yakın tedarik zincirlerini de öne çıkarıyor. Türkiye’nin üretim gücü ve ticari entegrasyonu ile Avrupa değer zincirinde daha görünür bir konuma gelebileceğine inanıyoruz.”
Kırtasiye sektöründe dijital dönüşüm hızlanıyor
Türkiye kırtasiye sektörü son yıllarda yalnızca üretim değil aynı zamanda dijital dönüşüm ve satış kanalları açısından da önemli değişimler yaşıyor.
Fiziki mağazalar sektörün temel satış noktaları olmaya devam ederken, e-ticaretin büyümesiyle birlikte online ve offline satış kanalları birlikte çalışmaya başladı.
Bu yeni model sayesinde sektör:
daha geniş müşteri kitlesine ulaşabiliyor
hızlı lojistik çözümleri sunabiliyor
dijital pazarlama araçlarını daha etkin kullanabiliyor.
Sektör temsilcileri, dijitalleşmenin özellikle ihracat potansiyelini artırabileceğini belirtiyor.
Güvenli ürün oranı yüzde 99,33’e ulaştı
Türkiye’de kırtasiye sektörünün en çok önem verdiği başlıklardan biri de ürün güvenliği.
TÜKİD verilerine göre sektörde güvenli ürün oranı yüzde 99,33 seviyesine yükselmiş durumda.
Dernek, özellikle çocuklara yönelik kırtasiye ürünlerinde güvenli üretim standartlarının korunması için sıkı denetimlerin sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu kapsamda sektör temsilcileri:
güvensiz ürünlere sıfır tolerans
tüketici güvenliği
kalite standartlarının korunması
gibi başlıklara öncelik veriyor.
Made in EU politikasının detayları henüz netleşmedi
AB’nin gündeme getirdiği Made in EU yaklaşımının nihai çerçevesi henüz kesinleşmiş değil.
Politikanın detayları, Avrupa Parlamentosu ve AB üyesi ülkeler arasında yürütülecek müzakereler sonucunda netleşecek.
Sektör temsilcileri, bu sürecin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle üretim standartları, tedarik zinciri kriterleri ve kamu alım politikalarının nasıl şekilleneceği Türk üreticiler açısından kritik önem taşıyor.