Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD ile hedeflenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak için stratejik iş birliklerinin hız kazandığını belirterek, Türkiye’nin küresel belirsizlikler karşısında sunduğu istikrarlı yatırım ortamıyla öne çıktığını vurguladı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi’nin düzenlediği yuvarlak masa toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi için kritik mesajlar verdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya’nın da katıldığı zirvede, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki kilit rolü masaya yatırıldı.
Hedef 100 milyar dolar
İkili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolar seviyelerine ulaştığını hatırlatan Yılmaz, 2026 yılının ilk çeyreğindeki 10,4 milyar dolarlık performansın 100 milyar dolarlık nihai hedefe olan inancı güçlendirdiğini ifade etti. Yılmaz, Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin 300’ü aşkın Amerikan sermayeli şirketin yanı sıra, Türk firmalarının da ABD pazarında 14 milyar dolarlık doğrudan yatırıma imza attığını belirterek, karşılıklı güvenin ticari ilişkileri sürdürülebilir kıldığını kaydetti.
Stratejik konum ve yeşil dönüşüm vurgusu
Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı çerçevesinde yeşil ve dijital dönüşümü merkeze aldığını belirten Yılmaz, modern lojistik altyapısı ve gelişmiş ulaşım ağlarıyla ülkenin yatırımcılar için bir cazibe merkezi haline geldiğini söyledi. Yılmaz, "Önceliğimiz, teknoloji odaklı ve iklim dostu yatırımları ülkemize çekerek katma değeri artırmaktır" dedi.
Savunma ve enerjide yeni dönem beklentisi
İş birliği potansiyelinin savunma sanayii, yapay zeka, siber güvenlik ve enerji gibi alanlarda genişletilmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, CAATSA yaptırımları konusundaki beklentilerini yineledi. Yılmaz, "İki dost müttefik olarak bu engellerin aşılması, iş dünyasının önünü açacak ve ortak projelerimize ivme kazandıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Üçüncü ülkelerde ortak rekabet gücü
Türk ve Amerikan firmalarının üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmesinin önemine değinen Yılmaz, Uzakdoğu’dan gelen rekabet baskısına karşı iki ülkenin birleşik tecrübesinin büyük bir güç oluşturacağını savundu. Yılmaz, "Amerikan sermayesi ve teknolojisi ile Türk müteahhitlik sektörünün dinamik yapısı, Afrika’dan Asya’ya kadar pek çok coğrafyada yeni bir rekabet modeli yaratabilir" şeklinde konuştu.
Güvenli liman: Türkiye
Küresel çatışmaların ekonomiler üzerindeki etkilerine de değinen Yılmaz, Türkiye’nin arz güvenliği konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadığını vurguladı. Yılmaz, "Savaş sonrası oluşacak yeni bölgesel dinamiklerde, istikrarını koruyan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarla karşı karşıyayız. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere, yatırımcıları şaşırtacak yeni açılımlar ve adımlar üzerinde çalışıyoruz" diyerek, hükümetin yeni dönem hazırlıklarının sinyalini verdi.
Toplantı, taraflar arasında imzalanan iş birliği anlaşmasıyla taçlandırılırken, ekonomik ilişkilerin geleceği adına atılan bu adımın iki ülke arasındaki ticaret hacmini yeni bir boyuta taşıması bekleniyor.