Türkiye’nin tarımsal üretim üssü konumundaki Şanlıurfa Ceylanpınar Tarım İşletmesi, tarihi günlerinden birini yaşıyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı olan ve 1 milyon 633 bin dekarlık yüz ölçümüyle dünyanın tek parça halindeki en büyük tarım arazisi unvanını taşıyan dev tesiste, göz kamaştıran bir hasat dönemi yürütülüyor. Toplamda 636 bin 697 dekarlık ekili alanda gerçekleştirilen hummalı çalışmalarda 238 biçerdöver, 136 kamyon ve bin 200 işçiden oluşan dev bir tarım ordusu görev yapıyor.
Gıda Arz Güvenliğinin Sigortası: Ceylanpınar
Ülkenin tarımsal üretim kapasitesini maksimuma çıkarmak ve yerli çiftçiye kaliteli tohum desteği sunmak adına stratejik bir misyon üstlendiklerini belirten Ceylanpınar TİGEM Gümüşsuyu İşletmesi Müdür Yardımcısı Osman Karslı, modern zirai uygulamalarla sahada fark yarattıklarını vurguladı. Gıda arz güvenliğini sağlamanın temel hedefleri olduğunu ifade eden Karslı, 31 Mayıs 2026'da arpa hasadıyla başlayan sürecin büyük bir titizlikle yönetildiğini aktardı. Kurak ve sulu buğdayın yanı sıra mercimek, arpa, tohumluk fiğ ve bezelyeyi kapsayan devasa alanların önemli bir kısmında hasat işlemleri başarıyla tamamlandı.

Doğa Dostu Üretim: Sıfır Sulama ile Düşen Maliyetler
Bu yıl tarım sezonuna damga vuran en önemli gelişme ise bölgedeki düzenli yağış rejimi oldu. Ceylanpınar'da normal şartlarda sulu tarım yapılan 454 bin dekarı aşkın buğday arazisinde, doğanın sunduğu ideal yağışlar sayesinde bu yıl yapay sulamaya ihtiyaç duyulmadı. Bu durum, enerji ve iş gücü gibi en büyük üretim maliyetlerini ciddi oranda düşürerek işletmeye büyük bir ekonomik avantaj sağladı.

Rekoltede %25 Dev Artış Hedefi ve İkinci Ürün Seferberliği
Geçtiğimiz yılın üretim rakamlarına oranla yüzde 25'lik bir rekolte artışı beklediklerini müjdeleyen yetkililer, hafta sonuna kadar geriye kalan tüm buğday alanlarının hasadını tamamlamayı planlıyor. Ancak dev işletmede mesai hasatla sınırlı kalmıyor. Toprak verimliliğini kesintisiz kullanmak amacıyla, ikinci ürün kapsamında 106 bin 898 dekarlık alanda dane ve hasıl mısır ekim faaliyetlerine eş zamanlı olarak başlandı. Bu hamleyle hem hayvancılık sektörünün yem ihtiyacının karşılanması hem de bitkisel üretimde sürdürülebilir bir verimlilik döngüsünün yakalanması hedefleniyor.