ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya öncülüğünde, aralarında Amazon, Google ve Uber gibi küresel devlerin bulunduğu 25 Amerikan şirketinin temsilcilerinden oluşan heyet, Ankara’daki temaslarının ikinci gününde ekonomi yönetimiyle kritik görüşmelerini sürdürdü. Toplam piyasa değeri 3 trilyon doları aşan şirketleri temsil eden heyetin ziyaretinde, ticaret, yatırım ve stratejik iş birliği başlıkları öne çıktı.
Hamdi Ulukaya başkanlığındaki heyet önceli gün Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya gelerek günü tamamladı. Dün ise Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile güne başlayan heyet günü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır görüşmeleriyle tamamladı.
ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya başkanlığında, toplam pazar değerleri 3 trilyon doları aşan Uber, Amazon, Google gibi 25 dev Amerikan şirketinin temsilcilerinden oluşan üst düzey heyet, Türkiye’deki resmi temaslarının ikinci gününde kritik görüşmelerini sürdürüyor.
Ziyaretin 20 Nisan’daki ilk gününde savunma sanayisi odaklı toplantılar gerçekleştiren heyet; bugün ise ekonomi, enerji, ticaret ve teknoloji başlıkları altında Türkiye’nin ekonomi yönetimiyle bir araya geliyor.
Savunma sanayisinde NATO vurgusu ve TOBB ile stratejik akşam
Heyet, Ankara temaslarına dün Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısıyla başladı. Toplantıda, bölgesel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin NATO içindeki stratejik önemi ve savunma sanayisinde yerli üretim odaklı iş birliği fırsatları ele alındı.
Akşam saatlerinde ise heyet, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlenen yemekte Türk iş dünyasıyla buluştu. Yemekte, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı çerçevesinde sunduğu yatırım fırsatları ve ABD’li yatırımcıların Türkiye’nin makroekonomik istikrar programına duyduğu güven vurgulandı.
Ticaretteki engelleri kaldırma ve 100 milyar dolar hedefi
Heyet, bugün sabah saatlerinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile bir araya geldi. Görüşmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefi ana gündem maddesiydi. E-ticaret düzenlemeleri, fikri mülkiyet hakları ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi ticari engellerin kaldırılmasına yönelik somut adımlar masaya yatırıldı.

Hamdi Ulukaya: Türkiye’nin başarısı bizim için çok kıymetli
Temaslara ilişkin değerlendirmede bulunan ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, şunları söyledi:
“Burada 25 büyük şirketin lideriyle bulunmamız, Türkiye’nin potansiyeline duyduğumuz sarsılmaz inancın en somut göstergesidir. Biz buraya sadece iyi niyet mesajları ile değil, yatırım ajandaları ve iş birliği planlarıyla geldik. Türkiye’nin ekonomik istikrar programının meyvelerini verdiğini görüyoruz ve Amerikan iş dünyası olarak bu başarı hikâyesinin bir parçası olmaya kararlıyız. 100 milyar dolarlık hedef sadece bir rakam değil; bu hedef, müttefiklik ruhuyla atacağımız somut adımların bir sonucudur.”
- Öğleden sonra yoğun diplomasi trafiği
Heyetin öğleden sonraki temasları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile başlayacak. Bu kritik görüşmede LNG, yenilenebilir enerji ve enerji güvenliği konuları öncelikli olarak ele alınacak. Ardından heyet, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile bir araya gelerek makro-ekonomik görünüm ve doğrudan yabancı yatırım teşvikleri üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirecek.
Programın devamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile 5G altyapısı ve dijital ulaşım ağları üzerine bir toplantı yapılması planlanıyor. Günün son resmi temasında ise heyet, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yapay zekâ, Ar-Ge teşvikleri ve teknoloji bölgeleri üzerine düzenlenecek yuvarlak masa toplantısında buluşacak.
Heyetin Ankara temaslarının ardından, Türkiye’nin teknoloji, enerji ve savunma gibi öncelikli sektörlerinde milyar dolarlık yeni yatırım fırsatlarının takibi için çalışma gruplarının oluşturulması bekleniyor.
Bolat: Yatırımın hızlanmasını bekliyoruz
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'ye geçen yıl 13 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım geldiğini belirterek, "Bu yıl da Körfez'deki savaşın bitiminden sonra yatırımın hızlanmasını bekliyoruz. Aynı zamanda Orta Doğu'da ve Körfez'de yaşananlar karşısında Türkiye'nin bölgedeki güvenli, istikrarlı bir ada ve liman hüviyeti daha da pekişmiş oldu." dedi.
Bolat, ABD Ticaret Odası ve bu ülkenin iş dünyası temsilcileriyle iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla bir araya geldi.
Ticaret Bakanlığı'ndaki görüşmede Bolat, küresel belirsizliklere, kuraklık ve zirai don gibi olumsuz etkilere rağmen Türk ekonomisinin 22 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ettiğini, milli gelirin 1,6 trilyona, kişi başına gelirin 18 bin dolara ulaştığını söyledi.
Türkiye'nin ihracatta yakaladığı ivmeye dikkati çeken Bolat, 2025'te 390 milyar dolarlık ihracat hedefinin başarıyla gerçekleştirildiğini, 2026 yılının ilk çeyreğinde de ihracatın 63 milyar doların üzerine çıktığını belirtti.
Bakan Bolat, Almanya'nın ülkenin en büyük ihracat pazarı olduğunu dile getirerek, "Bu ülkeyi ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa takip etti. Bu durum, Avrupa ve transatlantik pazarlarla güçlü entegrasyonumuzu açıkça ortaya koymaktadır. Sektörel açıdan bakıldığında, mal ihracatımız çeşitlendirilmiş ve rekabetçi bir sanayi yapısı tarafından desteklenmektedir." diye konuştu.
Bolat, Türkiye'nin, turizm gelirleri ve uluslararası ziyaretçi sayısıyla dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından olduğunu bir kez daha kanıtladığını ifade ederek, ülkenin lojistik ve taşımacılık hizmetleri alanında da dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yer aldığını söyledi.
Bu başarıda, Avrupa, Asya ve Orta Doğu'yu birbirine bağlayan stratejik konumun önemli rol oynadığını belirten Bolat, şöyle devam etti:
"Uluslararası fuar ve sergiler, bilgi teknolojileri ve yazılım ve eğitim hizmetleri gibi yüksek katma değerli sektörler de büyümeye devam etmektedir. Sağlık turizmi de dikkati çekici bir ivme kazanmış, 2025 yılında 3 milyar dolar gelir elde edilmiş ve yaklaşık 1,4 milyon uluslararası hastaya hizmet verilmiştir. İhracattaki güçlü performans sayesinde cari işlemler dengesinde görece dengeli ve istikrarlı bir görünüm korunmuştur. Bakanlık olarak bu olumlu eğilimi güçlendirmek amacıyla kapsamlı ve hedef odaklı politikalar uygulamaya devam edeceğiz."
- "Çevremizdeki çatışmalara rağmen Türkiye'nin cazibesi artıyor"
Bolat, toplantı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmenin çok verimli geçtiğini belirterek, ABD heyetinin dün gerçekleştirdiği temaslara ilişkin bilgi verdi.
Türkiye'nin güvenli bir liman olması, istikrarlı bir siyasi yapıya ve bir ekonomiye sahip olmasının yabancı yatırımcılar için ülkeyi cazip hale getirdiğini kaydeden Bolat, şu değerlendirmede bulundu:
"Çevremizde gerçekleşen çatışmalara rağmen Türkiye'nin istikrarlı bir ekonomiye, yönetime, güçlü bir liderliğe sahip olması ile Cumhurbaşkanı'mızın dünyadaki saygın konumu ve özellikle barış görüşmelerindeki yapıcı katkıları, Dışişleri Bakanlığı'mızın dengeli dış politikası ekonomik fırsatlarla birleştiğinde Türkiye'nin cazibesini artırıyor. Ülkemize geçen yıl 13 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım gelmişti. Bu yıl da Körfez'deki savaşın bitiminden sonra yatırımın hızlanmasını bekliyoruz. Aynı zamanda Orta Doğu'da ve Körfez'de yaşananlar karşısında Türkiye'nin bölgedeki güvenli, istikrarlı bir ada ve liman hüviyeti daha da pekişmiş oldu."
Bolat, küresel alandaki ticari ilişkilerin başarısına işaret ederek, somut sonuçların uzun süredir ülkeye gelen yabancı yatırımlarda da ortaya çıktığını söyledi.
Türkiye'ye son 23 yılda 290 milyar dolar doğrudan yatırım geldiğini ve ülkedeki uluslararası şirket sayısının 89 bine ulaştığını bildiren Bakan Bolat, şunları kaydetti:
"Bunlar Türkiye'de 1,2 milyon vatandaşımıza istihdam sağlıyor, ihracatımıza 70 milyar doların üzerinde katkı sunuyor. Vergi ödüyorlar, üretim yapıyorlar. Türkiye ekonomisinin gelişme ve büyümesinde tıpkı yerli, milli şirketlerimizin fazlasıyla yaptığı gibi uluslararası sermaye ve yatırımlardan da istifade etmeye çalışıyoruz. Bütün bu çabalarımızın amacı bu."