Bölgenin zorlu iklim koşullarına direnci ve yüksek yem verimliliğiyle dikkat çeken Güney Sarısı sığırları, Adana hayvancılığının yeni umudu oldu.
Adana hayvancılığı, yerli gen kaynaklarının verimliliğiyle yeniden şekilleniyor. Özellikle Kozan bölgesinde yetiştiriciliği yapılan ve "Güney Sarısı" olarak bilinen yerli sığır ırkı, hem süt kalitesi hem de ekonomik getirisiyle üreticilerin yüzünü güldürüyor. Bölgedeki mevcut varlığı 15 bine ulaşan bu özel ırkın korunması ve süt veriminin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi için kapsamlı bir seferberlik başlatıldı.
Üretim tesislerinde inceleme süreci
Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş ve beraberindeki teknik heyet, yerli ırkın yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında üretici Zafer Karabulut’un tesislerini ziyaret etti. Gerçekleştirilen saha incelemelerinde, Güney Sarısı ırkının safkan olarak sürdürülebilirliğinin sağlanması ve elde edilen sütün ekonomik değerinin artırılması için izlenecek yol haritası masaya yatırıldı. İlçe genelinde yaklaşık 2 bin 500 baş Güney Sarısı sığırın bulunduğu, bu sayının bölge ekonomisi için kritik bir gen kaynağı oluşturduğu vurgulandı.
Yemden süte yüksek verim başarısı
Güney Sarısı ırkını diğer türlerden ayıran en büyük özellik ise yemden yararlanma kapasitesi. İklim şartlarına adaptasyonuyla yetiştiricisine büyük kolaylık sağlayan bu ırk, verimlilik rakamlarıyla da şaşırtıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İlçe Müdürü Mutlu Karataş, "Melez veya yüksek verimli olarak bilinen diğer saf ırklarda 1 kilogram yemden yaklaşık 4 kilogram süt alınabilirken, Güney Sarısı ırkında bu verim 6 kilograma kadar çıkabiliyor. Bu durum, üreticimizin maliyetlerini düşürürken gelirini doğrudan artırıyor" ifadelerini kullandı.
Eğitimlerle desteklenen üretim modeli
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, sadece ırkın korunmasına değil, aynı zamanda üreticilerin profesyonelleşmesine de odaklanıyor. Yürütülen eğitim faaliyetleri sayesinde yetiştiricilere modern süt üretim süreçleri ve hijyen standartları hakkında bilgiler veriliyor. Güney Sarısı ırkından elde edilen sütün, katma değerli süt ürünlerine dönüştürülerek pazarlanması, bölge hayvancılığının geleceği açısından en önemli stratejik hedef olarak öne çıkıyor.