Almanya ekonomisi, Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan bölgesel savaşın yarattığı küresel şoka rağmen yıla güçlü bir giriş yaptı. Orta Doğu’daki gerilimin enerji arz güvenliği ve ticaret rotaları üzerinde yarattığı baskıya rağmen, kamu harcamaları ve iç tüketim ekonomiyi ayakta tutan temel direkler oldu.
Revize Edilen Veriler ve İhracat Etkisi
Destatis, büyüme verilerini paylaşırken geçmiş dönemlere ait revizeleri de kamuoyuna duyurdu:
Son Çeyrek Revizesi: 2025’in son çeyreğine ilişkin büyüme verisi %0,3’ten %0,2’ye aşağı yönlü çekildi.
İhracat Sinyalleri: Öncü veriler, küresel ticaret hatlarındaki aksamalara rağmen Alman ihracatının artış eğiliminde olduğunu gösteriyor.
"Sıfırlanma" İhtiyacı ve Reform Felci Riski
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı Carsten Brzeski, gelen %0,3’lük büyümeyi "şaşırtıcı ve etkileyici" olarak tanımlasa da madalyonun diğer yüzüne dikkat çekti. Brzeski’ye göre, geçici iyileşmeler kalıcı bir yapısal reforma dönüşmezse, Almanya "reform felcine" sürüklenebilir. Ekonomistin çözüm önerisi ise sistemin kökten bir "sıfırlanma" (reset) ile yeniden yapılandırılması.
2026 Büyüme Tahminlerinde "Savaş" Ayarı
Yıl başında %1’in üzerinde seyreden 2026 genel büyüme öngörüleri, jeopolitik riskler nedeniyle revize edildi. Ekonomi düşünce kuruluşları;
Enerji arz güvenliği endişeleri,
Küresel ticaret rotalarındaki belirsizlikler,
Orta Doğu kaynaklı enflasyonist baskılar nedeniyle yıl sonu büyüme tahminlerini %0,6 seviyesine kadar indirdi.