Küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününde altın fiyatlarında dikkat çeken bir düşüş kaydedildi. Ons altın 4 bin 200 dolar seviyesinin altına gerileyerek son haftaların en düşük seviyesi olan 4 bin 156 dolara kadar çekildi.
Yurt içi piyasalarda ise ons altındaki kayıpların etkisiyle gram altın 6 bin 600 TL bandının altına inerek hareketlilik kazandı. Piyasa uzmanları, değerli metallerde görülen bu satış baskısını birden fazla küresel parametrenin eş zamanlı olarak devreye girmesine bağlıyor.
ABD tahvil faizleri, dolar endeksi ve Fed beklentileri düşüşü tetikledi
Değerli metal üzerindeki baskının en temel nedeni, ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5,20, 30 yıllık tahvil getirilerinin ise yüzde 5,51 seviyelerine tırmanması oldu. Faiz getirisi bulunmayan altının, yüksek tahvil faizleri karşısında cazibesini yitirmesi yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesine yol açtı. Bununla birlikte güçlenen ABD doları, ons altının küresel pazarda pahalılaşmasına neden olarak talebi kısıtladı.
Ortadoğu ve Hürmüz Boğazı eksenli gelişmelerle Brent petrolün barrel başına 107 dolar seviyelerine çıkması, küresel enflasyon endişelerini yeniden tetikledi. Yüksek enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıyı sürdüreceği öngörüsü, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutabileceği veya ek bir faiz artışına gidebileceği ihtimalini %68 seviyesine kadar çıkardı.
Analistlerden uzun vadeli yatırım uyarısı
Piyasa uzmanı İsmail Memiş ve finans analistleri, jeopolitik gerilimler ve jeostratejik nakit ihtiyaçları nedeniyle bazı merkez bankalarının altın satışı yapabildiğini ifade ediyor. Uzmanlar, kısa vadeli günlük al-sat işlemlerinin risk taşıdığına dikkat çekerek enflasyon ve küresel risk ortamında bir yıl ve üzeri uzun vadeli stratejilere odaklanılması gerektiğinin altını çiziyor. Altının önümüzdeki dönemdeki seyri; petrol fiyatları, Fed'in patikası ve jeopolitik gelişmelerin dengesine göre şekillenecek.