Haftanın son gününde güçlenen ABD doları ve yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesi nedeniyle bir miktar kan kaybeden altın, spot piyasada yüzde 0,6'lık düşüşle 4.075 dolar seviyesine çekildi. Ancak bu kısa vadeli sarkma, temmuz ayının genelindeki güçlü tabloyu bozmaya yetmedi. Ay boyunca kararlı bir duruş sergileyen ons altın, temmuz ayını yaklaşık yüzde 2 değer kazancıyla noktalamaya hazırlanıyor.
Mart, nisan, mayıs ve haziran aylarını üst üste kayıpla kapatan ons altın, şubat ayından bu yana ilk kez aylık bazda yatırımcısına prim sağladı.
ABD Enflasyon Verisi Rüzgarı Tersine Çevirdi
Altın fiyatlarındaki bu yukarı yönlü kırılmayı tetikleyen en önemli unsurlardan biri, ABD tarafında açıklanan haziran ayı enflasyon rakamları oldu. Tüketici fiyatlarındaki artışın piyasa beklentilerinin altında kalması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı para politikasında sona yaklaşmış olabileceği algısını güçlendirdi.
Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, faiz getirisi sunmayan altın gibi varlıklar üzerinde baskı oluştururken; enflasyondaki gerileme işaretiyle birlikte faiz artış beklentilerinin zayıflaması altın cephesine nefes aldırdı. Piyasalarda Fed'in daha ılımlı bir patika izleyeceğine yönelik oluşan konsensüs, altına olan talebi doğrudan destekledi.
Orta Doğu’daki Gerilim Güvenli Liman Talebini Körükledi
Makroekonomik verilerin yanı sıra jeopolitik cephede tırmanan tansiyon da altındaki yükseliş ivmesini besleyen bir diğer ana etken oldu. Özellikle İran eksenli gelişmeler ve Orta Doğu coğrafyasında yeniden alevlenen çatışma riskleri, küresel sermayenin güvenli limanlara sığınma ihtiyacını artırdı.
Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin yürütülen diplomatik temaslar petrol fiyatlarındaki olası bir sıçramayı baskılasa da bölgedeki belirsizliklerin sürmesi, altın üzerindeki risk priminin yüksek kalmasını sağladı.