Küresel piyasalarda yatırımcıların güvenli limanı olan altın, son iki haftadır süregelen düşüş eğilimini kırarak yeniden yükseliş trendine girdi. ABD tahvil getirilerindeki zirveden dönüş, ABD Başkanı Donald Trump’ın jeopolitik tansiyonu düşüren açıklamaları ve enerji maliyetlerindeki gerileme, değerli metalin yükselmesini sağladı.
Haftanın son işlem gününde pozitif bir tablo çizen ons altın, yüzde 0,54’lük primin ardından TSİ 06:00 itibarıyla 4.177 dolar seviyesinden işlem görüyor. Haftalık bazda kazancını yüzde 0,9 bandına taşıyan ons, bu seyrini koruması halinde son iki haftanın kayıplarını silmiş olacak. Küresel çaptaki bu hareketlilik iç piyasaya da yansırken, 9 Ekim 2026 itibarıyla gram altın güne 6.626 TL seviyesinden güçlü bir başlangıç yaptı.
Tahvil faizlerindeki gerileme altının cazibesini artırdı
Altının mevcut yükselişindeki en büyük katalizörlerden biri, ABD tahvil piyasasında yaşanan dalgalanmalar oldu. Son dönemde rekor seviyelere ulaşan 10 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 5,35'ten yüzde 5,22'ye çekilirken, 30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,70'ten yüzde 5,60'a geriledi.
Düzenlenen uzun vadeli tahvil ihalelerine gelen yüksek talep, faizlerdeki bu gevşemeyi destekledi. Kendi başına bir faiz getirisi sunmayan altın için bu durum kritik bir öneme sahip. Tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi yatırımcı için "alternatif maliyet" yaratırken, getirilerdeki bu son geri çekilme altının üzerindeki baskıyı kaldırdı ve reel faizlerdeki düşüş değerli metali yeniden cazip hale getirdi.
Trump'ın İran diplomasisi ve petrolde düşen tansiyon
Altın fiyatlarına etki eden bir diğer önemli faktör ise jeopolitik sahneden geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile "verimli görüşmeler" yürütüldüğünü duyurması ve yaklaşan ara seçimler öncesinde askeri bir hamleden kaçınılacağı mesajını vermesi piyasaları rahatlattı.
Bu ılımlı mesajların ardından enerji piyasalarında risk algısı düştü ve petrol fiyatları son üç haftanın zirvesinden geri çekildi. Petroldeki bu düşüş, küresel enflasyon baskısının hafifleyeceği beklentisini doğurarak altına dolaylı bir destek sağladı. Ancak uzmanlar, jeopolitik risklerin tamamen devreden çıkmasının, ilerleyen dönemde altının "güvenli liman" statüsündeki talebini bir miktar sınırlayabileceği konusunda uyarıyor.
Yükselişin önündeki en büyük engel: Fed'in faiz haritası
Altın fiyatları her ne kadar tahvil ve diplomasi rüzgarıyla yönünü yukarı çevirse de, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) atacağı adımlar yükselişin önündeki en ciddi risk faktörü olmayı sürdürüyor.
Piyasalar, Fed'in bu ayki toplantısında faizleri sabit bırakmasına yüzde 82 ihtimal verirken, aralık ayında bir faiz artırımı gelme olasılığı yüzde 81 gibi güçlü bir seviyede fiyatlanıyor. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem'in, enflasyonu yüzde 2'lik hedefe çekmek için önümüzdeki 6 ila 9 aylık periyotta yeni faiz artışlarına ihtiyaç duyulabileceğini belirtmesi, enflasyonla savaşın bitmediğini gösteriyor. Orta vadede Fed'in sıkı para politikasını sürdürmesi halinde, altının yakaladığı bu ivmenin uzun soluklu bir ralliye dönüşmesinin zorlaşabileceği değerlendiriliyor.