Küresel piyasalar haftanın ilk işlem gününe emtia cephesindeki sert dalgalanmayla başladı. Ortadoğu'da tırmanan jeopolitik risklerin güvenli liman talebini artırması beklenirken, piyasalar bu kez ters köşe bir fiyatlamaya sahne oldu.
ABD ile İran arasındaki gerilimin küresel enflasyonist baskıyı artırabileceği endişesi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasında daha katı bir duruş sergileyeceği beklentisini doğurdu. Bu durum, faiz getirisi olmayan altından hızlı bir kaçışı beraberinde getirdi.
Haftanın açılışında satış baskısıyla karşılaşan spot altının ons fiyatı, gün içinde yaklaşık yüzde 1.5 değer kaybederek 4 bin 56 dolar seviyelerine kadar çekildi. Son dönemde yakaladığı yukarı yönlü ivmeyi kaybeden kıymetli maden, makroekonomik kaygılarla yeniden zemin kaybetti.
Jeopolitik Risk Var Ama Piyasalar "Faiz" Diyor
Ekonomi analistleri, ABD ve İran ekseninde tırmanan askeri ve siyasi gerilimin normal şartlarda altın fiyatlarını desteklemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ancak mevcut konjonktürde yatırımcıların jeopolitik risklerden ziyade, bu risklerin makroekonomik sonuçlarına odaklandığı görülüyor.
Uzmanlara göre, Ortadoğu'daki gerilimin enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden küresel enflasyonu yukarı tırmandırma riski oldukça yüksek. Enflasyondaki olası bir katılık ise Fed’in faiz oranlarını beklenenden daha uzun süre yüksek tutmasına, hatta yeni bir sıkılaştırma dalgasına gitmesine yol açabilir. İşte bu "şahin Fed" beklentisi, ralli yapmaya hazırlanan altının önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.

Dolar ve Tahvil Getirileri Altını Baskılıyor
Altın fiyatlarını aşağı çeken bir diğer önemli unsur ise ABD tahvil faizlerindeki yukarı yönlü hareket ve dolar endeksinin (DXY) güçlü duruşunu koruması oldu. Alternatif getirilerin yükselmesiyle birlikte yatırımcılar nakit ve faiz getirili varlıklara yönelirken, ons altın bu rekabette güç kaybetti.
Kritik Tarih 29 Temmuz: Gözler Fed Toplantısında
Piyasalarda kısa vadeli faiz indirimi umutları tamamen rafa kalkmış durumda. CME FedWatch verilerinden derlenen bilgilere göre, küresel yatırımcılar Fed’in 29 Temmuz’daki para politikası toplantısında faizleri sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıyor.
Daha da kritik olanı, Eylül ayına ilişkin faiz indirimi beklentilerinin de hızla zayıflaması. Piyasalar artık Eylül ayında da faizlerin mevcut seviyede korunacağını, hatta enflasyonist baskıların sürmesi halinde masaya ilave bir faiz artışının gelebileceğini fiyatlıyor.