Türkiye’de geleneksel yatırımcının güvenli limanı olarak kabul gören altın, küresel piyasalarda yaşanan sert rüzgarların ardından sert bir düşüş trendine girdi. Yılın ilk aylarında üst üste tarihi zirvelerini yenileyen altın fiyatları, mart ayından itibaren yönünü aşağı çevirerek rekor seviyelerden gelen tüm kazançlarını sildi. Yaşanan bu gerileme, Türkiye’deki toplam altın varlığının değerinde trilyonlarca liralık bir erimeyi de beraberinde getirdi.

Zirveden Dönüş: Kazançlar Eridi
2026 yılına 5.955 TL seviyesinden giriş yapan spot gram altın, ocak ayında küresel piyasalardaki rallinin desteğiyle 7.811 TL’ye kadar tırmanarak tüm zamanların rekorunu kırmıştı. Ancak mart ayıyla birlikte başlayan satış baskısı, iç piyasada kartların yeniden karılmasına neden oldu. 25 Haziran işlemlerinde sabah saatlerinde 5.975 TL’ye kadar geri çekilen gram altın, neredeyse sene başındaki seviyelerine geri dönerek yatırımcısını üzdü.
Ons Altın 4.000 Doların Altına Sıkıştı
İç piyasadaki bu sert düşüşün ana mimarı küresel ons altın fiyatlarındaki volatilite oldu. Yıla 4.322 dolardan başlayan ve ocak ayındaki yükseliş dalgasıyla 5.600 dolar barajını aşarak rekor tazeleyen ons altın, haziran ayının son günlerine girilirken kritik 4.000 dolar sınırının da altına sarktı. Bu hareketle birlikte ons altın, 2026 yılının ilk yarısını ciddi bir kayıpla kapatma sinyali verdi.

Merkez Bankalarının Faiz Kıskacı Altını Vurdu
Altın fiyatlarındaki bu gerilemenin arkasında küresel makroekonomik dengelerdeki değişimler yer alıyor. Mart ayında Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını yukarı taşırken, bu durum küresel enflasyon endişelerini yeniden tetikledi. Enflasyonla mücadele kapsamında Avrupa ve Japonya merkez bankaları bu ay faiz artırım kararı alırken, ABD Merkez Bankası’nın da önümüzdeki süreçte en az bir faiz artışına daha gidebileceği beklentisi, faiz getirisi olmayan altın üzerindeki baskıyı zirveye çıkardı.
Türkiye'nin Altın Stokunda 180 Milyar Dolarlık Azalış
Altındaki bu sert düşüş, Türkiye’deki toplam servet algısını da doğrudan etkiledi. QNB Finansbank Başekonomisti Erkin Işık’ın mayıs ayı verilerine dayandırdığı hesaplamalara göre, yurt içindeki toplam altın stokunun yaklaşık 4 bin 304 ton olduğu tahmin ediliyor.
Şubat sonu kapanışında ons fiyatının 5.278 dolar olduğu dönemde, Türkiye’nin bu altın stoku yaklaşık 730 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Ons fiyatının 4.000 doların altına gerilediği mevcut tabloda ise bu servetin değeri 550 milyar dolara kadar geriledi. Böylece şubat sonundan bu yana Türkiye’nin altın varlığında yaşanan 180 milyar dolarlık düşüş, güncel kur dalgalanmalarıyla birlikte iç piyasada 8,37 trilyon liralık devasa bir servet kaybı anlamına geliyor.

Dev Bankalar Hedef Küçülttü: En Düşük Tahmin Geldi
Piyasalardaki bu kan kaybı, küresel yatırım bankalarını da harekete geçirdi ve altın tahminleri peş peşe aşağı yönlü revize edilmeye başlandı. Goldman Sachs 2026 yılı sonu beklentisini 4.900 dolara çekerken, Deutsche Bank tahminini 4.800 dolar olarak güncelledi. Son olarak ING tarafından paylaşılan raporda ise altının yılın son çeyreğinde 4.600 dolar seviyesine kadar gerileyebileceği öngörüldü.