Yeni Birlik Gazetesi
53,5445 %0.01
62,0190 %-0.02
3.110.029 %-4.528
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Alüminyum fiyatları Hürmüz Boğazı kriziyle son dört yılın zirvesinde

Alüminyum fiyatları Hürmüz Boğazı kriziyle son dört yılın zirvesinde

Londra Metal Borsası'nda 3 bin 734 dolara kadar tırmanan alüminyum fiyatları, Orta Doğu'daki savaşın arz hatlarını vurması ve Çin'in üretim kotası kararıyla Mart 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

Küresel emtia piyasaları, Orta Doğu'da derinleşen jeopolitik kırılmalar ve enerji koridorlarında yaşanan lojistik tıkanıklıklar nedeniyle tarihsel bir fiyat dalgalanmasıyla karşı karşıya kaldı. ABD ve İsrail ile İran arasındaki askeri çatışmaların petrol fiyatlarında yarattığı yukarı yönlü baskı, ham madde tedarik zincirlerini de doğrudan sarstı. 

Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören alüminyumun ton başına fiyatı, bölgedeki savaş kaynaklı arz endişelerinin zirve yapmasıyla 3 bin 734 dolara kadar fırlayarak son 4 yılın en yüksek seviyesini test etti. Hafifliği ve dayanıklılığı nedeniyle sanayinin "yeşil metali" olarak kabul edilen emtia, zirve seviyenin ardından gelen kâr satışlarıyla 3 bin 716 dolar bandında dengelenirken, askeri hareketliliğin başladığı günden bu yana yaşanan toplam değer kazancı yüzde 18'i aştı.

Yaşanan bu küresel fiyat patlaması, otomotiv pazarından savunma sanayisine kadar çok geniş bir üretim ağını derinden etkiliyor. Son yıllarda özellikle hafif yapıları nedeniyle elektrikli araçların gövde ve batarya muhafazalarında, karbon emisyonunu düşürmek isteyen havacılık sektöründe ve yenilenebilir enerji altyapılarında alüminyum kullanımı stratejik bir ivme yakaladı. Savaş öncesinde de küresel stokların kritik seviyelerde olması, askeri krizle birlikte sanayi ham maddelerinde son yılların en büyük tedarik krizini tetiklemiş durumda.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık tedarik zincirini kilitledi

Fiyatları asıl tırmandıran temel unsur, küresel enerji ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanma noktasına gelmesi oldu. Boğazın iki yakasında yükselen tansiyon; Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) toplamda yıllık 6,2 milyon tonu bulan devasa alüminyum üretimi ve ihracatını doğrudan rehin aldı. Bu üç Körfez ülkesinin küresel pazarlara yaptığı alüminyum sevkiyatının yüzde 80 gibi büyük bir oranı Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz rotasından gerçekleştiriliyor. Bölgedeki riskin somut bir kırılmaya dönüştüğü olay ise BAE merkezli Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait olan Et-Tavila üretim tesisinin, İran tarafından Halife Ekonomik Bölgesi'ne düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarında fiziksel hasar alması oldu. Bu gelişme, boğazın petrol ve doğal gaz dışında küresel madencilik ve metal piyasaları için de ne denli hayati bir jeopolitik eşik olduğunu tescilledi.

Çin'in tavan kotası ve enerji maliyetleri üretimi vurdu

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, küresel pazardaki mevcut durumu analiz ederken yükselişin arkasındaki çok boyutlu dinamiklere dikkat çekti. Orta Doğu ve Körfez bölgesinin dünya genelindeki toplam alüminyum arzının yüzde 8 ila 9'unu tek başına sırtladığını belirten Ergezen, güçlü küresel talebe karşılık lojistik kanalların tıkanmasının fiyatları kaçınılmaz olarak yukarı ittiğini ifade etti. Son dönemde yapay zeka veri merkezleri, sürdürülebilir enerji dönüşümleri ve elektrikli araç üretimindeki talep patlamasının bu yükselişi desteklediğini vurgulayan Ergezen, madencilik sektörünün en büyük gider kalemi olan enerji maliyetlerine de değindi.

Alüminyum rafinaj ve ergitme süreçlerindeki toplam işletme maliyetinin yüzde 30 ile yüzde 40 gibi büyük bir kısmının doğrudan elektrik faturalarından kaynaklandığını hatırlatan Ergezen, petrol ve gaz fiyatlarındaki artışın doğrudan metal üretim maliyetlerini sabote ettiğini belirtti. Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi konumundaki Çin'in, karbon salınımını azaltma vizyonu çerçevesinde ergitme kapasitelerine yasal olarak 45 milyon tonluk bir üst sınır (kapasite tavanı) getirdiğini kaydeden uzman, Pekin yönetiminin bu katı çevre politikası ve üretim kotası sebebiyle küresel talep artsa bile arzın kısa vadede esnetilemeyeceğini, bu nedenle savaş iklimi sürdüğü müddetçe alüminyumdaki yüksek fiyat trendinin korunacağını öngördü.