Türkiye'nin zengin florası ve eşsiz iklim çeşitliliği, arıcılık sektörünü küresel pazarda zirveye taşımaya devam ediyor. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türk arıcılarının emeği yılın ilk yarısında dünyanın dört bir yanındaki sofralarda yerini buldu. Ocak-Haziran döneminde gerçekleştirilen 3 bin 615 tonluk bal ihracatı, Türkiye ekonomisine 15 milyon 764 bin 889 dolarlık önemli bir döviz girdisi kazandırdı.
ABD, Birleşik Krallık ve Almanya Zirveyi Bırakmadı
Türk balına küresel ölçekte en yoğun ilgi yine geleneksel pazarlardan geldi. Yılın ilk yarısında en fazla ihracat yapılan ülkelerin başında Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Türkiye, bu dönemde ABD pazarına 5 milyon 42 bin 659 dolarlık bal satışı gerçekleştirdi.
ABD'yi, Avrupa'nın iki büyük ekonomisi takip etti. Birleşik Krallık’a yapılan ihracat 2 milyon 178 bin 874 dolar olarak kayıtlara geçerken, Almanya ise 1 milyon 954 bin 561 dolarlık Türk balı ithal etti. Bu üç ülke, Türkiye'nin toplam bal ihracatı gelirlerinde aslan payını oluşturmaya devam etti.
Türk Balının Haritası Genişliyor: Listeye 5 Yeni Ülke Eklendi
Türkiye, mevcut pazarlarındaki gücünü korurken bir yandan da ihracat ağını yeni coğrafyalarla genişletiyor. Geçen yılın aynı döneminden farklı olarak bu yılın ilk yarısında ilk kez bal satışı yapılan ülkeler dikkat çekti.
Coğrafi ve kültürel sınırları aşan Türk balı; bu dönemde Suriye, Danimarka, İsveç, Liberya ve Afrika'nın ada ülkesi Cape Verde (Yeşil Burun Adaları) gibi farklı pazarlara da ihraç edilerek küresel erişimini kanıtladı.
Hedef: Markalı ve Yüksek Katma Değerli İhracat
Yılın ilk yarısındaki ihracat performansını değerlendiren DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender, Türk balının uluslararası arenadaki marka değerinin her geçen gün arttığını vurguladı. ABD, İngiltere ve Almanya gibi seçici pazarlarda talebin istikrarlı bir şekilde sürmesinin memnuniyet verici olduğunu belirten İskender, yeni pazarlara açılmanın önemine değindi.
İkinci yarıyıl beklentilerinin oldukça yüksek olduğunu ifade eden İskender, şunları kaydetti:
"Üretim ve ihracattaki bu güçlü ivmeyi koruyarak yıl sonunda hem miktar hem de gelir bazında geçen yılın üzerine çıkmayı hedefliyoruz. Türk balının kalitesi ve güvenilirliği en büyük referansımızdır. Önümüzdeki süreçte tanıtım çalışmalarına ağırlık vererek dökme ürün yerine katma değeri yüksek, markalı ve ambalajlı bal ihracatını artırmayı; Türk balını çok daha fazla ülkedeki tüketicilerle buluşturmayı amaçlıyoruz."