Türk fıstığına en yoğun ilgi yine Avrupa kıtasından geldi. Yılın ilk üç aylık döneminde ihracat listesinin başında 9 milyon 19 bin dolarlık alımla İtalya yer aldı. Gastronomi devi İtalya’yı, 6 milyon 24 bin dolarla Almanya ve 3 milyon 143 bin dolarla Polonya takip etti. Bu veriler, Anadolu fıstığının Avrupa'nın gıda sanayisinde vazgeçilmez bir hammadde haline geldiğini kanıtladı.
Bölge Ekonomisinin Can Damarı: Urfa ve Antep Yarışıyor
Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, fıstığın sadece bir tarım ürünü değil, dev bir ekonomik ekosistem olduğunu vurguladı. Ağaç sayısı bakımından Şanlıurfa ve Gaziantep’in lokomotif görevi üstlendiğini belirten Akbaş, ürünün sanayiciden ihracatçıya kadar binlerce kişiye ekmek kapısı olduğunu ifade etti. Akbaş, "Fıstık, sağladığı yüksek katma değerle bölge ekonomisinin temel taşıdır" dedi.
Rekoltede "Var Yılı" Müjdesi: İhracat Katlanacak
Geçtiğimiz dönemde yaşanan zirai don ve kuraklık nedeniyle rekoltede düşüş yaşandığını hatırlatan Faruk Akbaş, bu yıl için umut verici konuştu. Yağışların olumlu seyretmesiyle fıstıkta bu yılın "var senesi" olacağını müjdeleyen Akbaş, "Herhangi bir aksilik yaşamazsak yüksek rekolte bekliyoruz. Yeni mahsulün çıkışıyla birlikte ihracat rakamlarımızı çok daha yukarılara taşıyacağız" ifadelerini kullandı.
Stratejik Hamle: Şanlıurfa’ya Lisanslı Depo Geliyor
İhracat potansiyelini maksimize etmek ve ürünün değerini korumak adına teknolojik adımlar da atılıyor. Şanlıurfa'da fıstığın en sağlıklı koşullarda saklanabilmesi ve piyasaya dengeli sunulabilmesi için lisanslı depo çalışmalarında sona yaklaşıldı. Bu tesis sayesinde fıstık, spekülatif fiyat hareketlerinden korunarak uluslararası pazarda daha rekabetçi bir konuma ulaşacak.