Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’nin nükleer teknolojiyi anlayan, geliştiren, ihraç eden ve uluslararası nükleer tedarik zincirlerinde söz sahibi olan bir ülke olmayı hedeflediğini belirterek, "Bu hedefin tek bir yolu vardır: Güçlü, hazırlıklı ve belgelenmiş bir yerli sanayi" dedi.
ASO ile Nükleer Sanayi Derneği (NSD) iş birliğinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı desteğinde düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES) İstanbul’da başladı. Nükleer enerji sektörünün ulusal ve uluslararası temsilcilerini bir araya getiren zirvede, Ankara Sanayi Odası ile Çin Nükleer Topluluğu arasında nükleer enerji alanında iş birliği protokolü imzalandı.
Burada bir konuşma gerçekleştiren Ardıç, dünyada enerjinin yeniden tanımlandığını ve nükleer enerjinin bu süreçte önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Nükleer enerji, düşük karbonlu yapısı ve yüksek kapasite faktörü ile yeniden dünya gündeminin merkezine yerleşti.
ABD’den Çin’e, Fransa’dan Güney Kore’ye kadar birçok ülkenin yeni santral yatırımlarını hızlandırdığını kaydeden Başkan Ardıç, mevcut santrallerinin ömrünü uzattıklarını ve küçük modüler reaktör teknolojilerine yöneldiklerini bildirdi. Nükleere yatırım yapan ülkelerin sadece daha fazla elektrik üretmekle kalmadığını, aynı zamanda mühendislik birikimini ve teknoloji yetkinliğini de artırdıklarını vurguladı.
Başkan Ardıç, COp31’in Türk sanayisinin nükleer alandaki bilgi birikimini uluslararası paydaşlarla buluşturacak güçlü bir platform olacağına inandığını belirterek, "Ankara Sanayi Odası olarak, yerli tedarikçilerimizi bu uluslararası masaya taşımaya hazırız" dedi.
Türkiye’nin nükleer dönüşüm sürecinin önemli bir öneme sahip olduğunu ve bu sürecin hızla ilerlemekte olduğunu ifade eden Ardıç, "Enerji arz güvenliği; ekonomik güvenliğin, sanayi güvenliğinin ve teknolojik bağımsızlığın temelidir" dedi.
Başkan Ardıç, "Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya’da planlanan santraller ile küçük modüler reaktörleri kapsayan bütüncül bir nükleer program yürütüyoruz" şeklinde konuştu. Hedefin, 2050 yılına kadar 20 gigavat seviyesinde nükleer kurulu güce ulaşmak olduğunu belirtip, bunun %25’inin küçük modüler reaktörlerle sağlanacağını ifade etti.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin Türkiye’nin sanayi kapasitesini geliştirme potansiyelini gözler önüne serdiğini belirten Ardıç, "Akkuyu’da yerlileşme oranımız %55’e yaklaşmış durumda" diye ekledi. Bu süreçte yerli katkının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Başkan Ardıç, nükleer sanayinin yüksek kalite standartlarını getireceğini ve bu durumun diğer sanayi kollarını da olumlu etkileyerek Türkiye’nin genel sanayi kapasitesini artıracağını ifade etti. Ayrıca, Nüklear Sanayi Kümelenmesi (ASO NÜKSAK) ile Çin Nükleer Topluluğu arasında iş birliğini güçlendirecek Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandığını duyurdu.

ANKARA SANAYİ ODASI (ASO) BAŞKANI SEYİT ARDIÇ, "TÜRKİYE'NİN NÜKLEER TEKNOLOJİYİ ANLAYAN, GELİŞTİREN, İHRAÇ EDEN VE ULUSLARARASI NÜKLEER TEDARİK ZİNCİRLERİNDE SÖZ SAHİBİ OLAN BİR ÜLKE OLMAYI HEDEFLEDİĞİNİ BELİRTEREK, "BU HEDEFİN TEK BİR YOLU VARDIR: GÜÇLÜ, HAZIRLIKLI VE BELGELENMİŞ BİR YERLİ SANAYİ" DEDİ.
