Türkiye’nin sanayileşme, üretim ve küresel rekabet yolculuğunda bir asrı geride bırakan Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yıl dönümünü anlamlı bir buluşmayla kutladı. Temellerinin atıldığı Ankara’da düzenlenen özel davet, devletin zirvesini, siyaset dünyasını ve iş sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da gerçekleşen bu tarihi gecede, bir asırlık kurumsal hafıza ve Türkiye’nin kalkınma serüveni ön plana çıktı.
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliği yaptığı geceye; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır başta olmak üzere çok sayıda üst düzey bürokrat ve yabancı misyon temsilcisi katıldı.
Yapay Zekâ Destekli Belgesel ve "İki Kardeş İki Yüzyıl" Filmi
Gecenin en dikkat çeken anlarından biri, Koç Topluluğu’nun Cumhuriyet ile paralel ilerleyen asırlık serüveninin yapay zekâ teknolojisi kullanılarak beyaz perdeye aktarıldığı özel film gösterimi oldu. Bunun yanı sıra, Semahat Arsel ve Rahmi M. Koç’un tanıklıklarıyla hazırlanan, aile hafızasını ve iki asra yayılan birikimi gözler önüne seren “İki Kardeş İki Yüzyıl” belgeseli de konuklara duygusal ve gurur dolu anlar yaşattı.
Koç: "Cumhuriyetimizin İktisadi Hamlesiyle Aynı İstikamette Geliştik"

Resepsiyonun açılış konuşmasını gerçekleştiren Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Ankara’nın Milli Mücadele ve çağdaşlaşma sürecindeki önemine dikkat çekti. Kurucu Vehbi Koç’un 31 Mayıs 1926’da Ankara Ticaret Odası’na tesciliyle başlayan bu yolculuğun, bugün dünya çapında bir mühendislik ve sanayi gücüne dönüştüğünü vurgulayan Koç, şu ifadeleri kullandı:
"Ankara; Millî Mücâdele yıllarında milletimizin istiklâl kararlılığının simgesi olmuş, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte kalkınma ve çağdaşlaşma irâdesinin de merkezi hâline gelmiştir. Bu şartlarda, Vehbi Koç’un kurduğu teşkilât; çatısı altında bulunduğumuz Ankara Ticaret Odası’na 31 Mayıs 1926 tarihinde kaydedilmiştir. O teşebbüsün, bugün ülkemizin sanâyi, üretim ve mühendislik gücünü dünyâ ölçeğinde temsîl eden itibârlı bir müesseseye dönüşmüş olması bize gurur veriyor”
Ömer Koç, Koç Topluluğu’nun asırlık hikâyesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğuyla aynı istikâmette geliştiğini vurgulayarak, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir. Ülkemizde ilk anonim şirketin kurulması, ilk endüstriyel girişim, ilk uluslararası ortaklık, ilk halka arz, ilk holding olma ve ilk özel vakfı kurma gibi pek çok alanda öncü olmuştur. Genç Cumhuriyet’in çalışma azmi, üretim heyecânı ve aydınlık istikbâl tasavvurunda filizlenen topluluğumuz; sanâyileşmeyi vatan için üstlendiğimiz çok mühim bir mesûliyet olarak değerlendirmiştir. Vehbi Bey’in “Ülkem varsa ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız” şiârı yalnızca ferdî bir yaklaşımı değil; nesilden nesile taşınan bir vâzîfe anlayışını ifâde etmektedir” diye ekledi.
"Başarıyı Sadece Rakamlarla Değil, Beşerî Sermayeyle Ölçüyoruz"
Konuşmasında Koç Grubu’nun küresel vizyonuna da değinen Ömer Koç, ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını; asıl başarının Türkiye’nin sanayi birikimini güçlendirmek ve rekabet gücünü yukarı taşımak olduğunu belirtti. Bugün 60’tan fazla ülkede, 120 bini aşkın çalışanla faaliyet gösteren ve Fortune Global 500 listesinde yer alan tek Türk şirketi unvanını koruyan holdingin, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 8’ini sırtladığını hatırlattı. Ömer Koç, ikinci yüzyıla girerken de laik cumhuriyetin değerlerine sadık kalarak, aynı memleket sevgisi ve azimle yola devam edeceklerinin altını çizdi.
Cevdet Yılmaz: "Koç’un Hikayesi, Türkiye’nin Kalkınma Serüvenidir"
Gecede söz alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise Koç Topluluğu’nun Türkiye ekonomisindeki lokomotif rolüne dikkat çekti. Yılmaz'ın sözleri şöyle oldu:
"Koç Topluluğu’nun hikayesi Cumhuriyet'imizin ekonomik kalkınma serüveniyle kesişen, örtüşen bir hikayedir. Ankara'nın köklü ticaret kültürü ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı içinde filizlenen bu yolculuk zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür. Merhum Vehbi Koç'un henüz genç yaşlarda Ankara'da başladığı ticaret hayatı çalışkanlık, dürüstlük ve ileri görüşlülük temelinde yükselmiş ortaya koyduğu vizyon nesiller boyunca taşınan güçlü bir kurumsal yapının temelini oluşturmuştur. Topluluğun tarihine bakıldığında Türkiye'nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerini görmek mümkündür”