Tarım ve Orman Bakanlığı, halk sağlığını tehdit eden kaçak alkol üretimiyle mücadele kapsamında kritik bir adım atarak Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği’ni güncelledi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni mevzuatla birlikte, aroma verici ürünlerin alkollü içecek isimleri veya kategorileri kullanılarak piyasaya sunulması tamamen engellendi. Avrupa Birliği (AB) standartlarına uyum sağlama amacıyla hazırlanan bu düzenleme, hem sahte üretimin önüne geçmeyi hem de gıda güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.
Aroma Vericiler Alkollü İçki Adıyla Satılabilir Mi?
Yeni yönetmelik hükümleri doğrultusunda aroma verici maddeler, hiçbir koşulda rakı, viski, cin gibi spesifik alkollü içki adıyla veya genel bir alkollü içecek kategori ismiyle etikette yer alarak satışa sunulamayacak. Piyasada tüketiciyi yanıltan ve sahte içki imalatına zemin hazırlayan pazarlama yöntemlerinin önüne geçmek amacıyla alınan bu karar, doğrudan sahte üretim zincirini kırmayı amaçlıyor. Ticari işletmeler ve perakende satış noktaları, ürün ambalajlarında ya da ürün tanıtımlarında alkol çağrışımı yapan ifadelere yer veremeyecek.
Bakanlık yetkilileri, yapılan bu ambalaj ve isim kısıtlamasının sahte alkol imalatında kullanılan ham maddelerin erişilebilirliğini ve cazibesini azaltacağını vurguluyor. Böylece tüketici bilincinin korunması ve merdiven altı üretimin engellenmesi adına ulusal düzeyde caydırıcı bir hukuki zemin oluşturuldu.
Tarım ve Orman Bakanlığı Yeni Yönetmelik Düzenlemesi Nasıl Oldu?
29 Aralık 2011 tarihli eski mevzuatın yerine geçen yeni metin, Avrupa Birliği aroma mevzuatındaki son güncellemeler dikkate alınarak sıfırdan hazırlandı. AB güvenilirlik değerlendirmeleri neticesinde sağlık açısından risk taşıdığı tespit edilen 10 adet aroma verici madde listeden tamamen çıkarılırken, güvenilirliği kanıtlanan 1 adet yeni madde listeye dâhil edildi. Güncellenen içerik sayesinde ulusal gıda mevzuatı ile uluslararası sağlık standartları arasındaki uyum tam anlamıyla sağlandı.
Düzenleme kapsamında Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) içeren aroma vericilere yönelik hukuki esaslar netleştirildi. Değerlendirme ve izne tabi tutulacak aroma maddeleri ile kaynak materyallerin onay süreçleri Türk Gıda Kodeksi’nin ilgili yönetmeliklerine bağlanarak geçmişte yaşanan mevzuat boşlukları giderildi. Artık bilimsel risk taşıyan her türlü bileşen, Bakanlık tarafından anında koruyucu tedbir kapsamına alınabilecek.
Tüketici Sağlığını Korumaya Yönelik Yeni Yasaklar Nelerdir?
Yönetmelikte göze çarpan bir diğer önemli başlık ise tüketici hassasiyetlerinin gözetilmesi ve gıda sektöründeki aldatıcı uygulamaların sonlandırılması oldu. Perakende gıda satışı yapan işletmelerde, özellikle pastanelerde meyve içermeyen ürünlerin üzerine aroma sıkılarak meyveli imajı verilmesi yasaklandı. Tüketicinin satın aldığı gıdanın içeriği hakkında tam ve doğru bilgi alması bu kuralla güvence altına alındı.
Toplumsal ve dini hassasiyetler de dikkate alınarak domuz ve böcek kaynaklı aroma vericilerin gıda imalatında kullanımı tamamen yasaklandı. Bu maddelerden elde edilen kaynak materyallerin gıda ürünlerine katılması menedilerek, tüketicilerin doğru ve güvenilir gıdaya ulaşması hususunda katı kurallar uygulandığı bildirildi.

Gıda Güvenliği Denetimleri Nasıl Yürütülecek?
Olası bir güvenlik şüphesinde, normal şartlarda ön onaya tabi olmayan aroma maddeleri dahi Bakanlık tarafından hızlıca bilimsel risk değerlendirmesine tabi tutulabilecek. Oluşturulan bu esnek denetim mekanizması, yeni ortaya çıkabilecek sağlık risklerine karşı kamunun anında müdahale edebilmesine imkân tanıyor.
Mevzuatın yürürlüğe girmesiyle birlikte denetim ekipleri saha kontrollerini artırarak, etikette alkol adı kullanan üreticiler ve kural dışı aroma kullanımı yapan gıda işletmeleri hakkında yasal işlem uygulayacak. Sağlıklı, şeffaf ve denetlenebilir bir gıda piyasası oluşturulması amacıyla atılan bu adımların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.