Avrupa Birliği (AB) genelinde sürdürülen karbonsuzlaşma politikaları ve yeşil enerji yatırımları, kıtanın elektrik üretim haritasını köklü biçimde dönüştürüyor. Sanayi altyapısının tarihsel taşıyıcısı olan fosil yakıtlar, modern enerji karmasındaki yerini hızla alternatif kaynaklara bırakıyor. Son açıklanan resmi veriler, bir dönemin kapanışına ve elektrik üretiminde temiz kaynakların kalıcı üstünlüğüne işaret ediyor.
Fosil Yakıtların Elektrik Üretimindeki Payı Yüzde 10’un Altına İndi
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından paylaşılan 2025 yılına ilişkin enerji istatistikleri, AB üyesi ülkelerde kömür kullanımının rekor düzeyde azaldığını ortaya koydu. Verilere göre, geçen yıl bölge genelindeki toplam elektrik üretiminin yalnızca yüzde 3,7’si taş kömüründen sağlandı. Linyitin üretimdeki payı ise yüzde 5,5 seviyesinde kaldı.
Toplamda 105 bin 601 gigavatsaat taş kömürü ve 154 bin 186 gigavatsaat linyit kaynaklı elektrik üreten AB, her iki kalemin toplam payını yüzde 9,2’ye kadar düşürdü. Bir önceki yıl ilk kez tek haneli oranlara yaklaşan bu oran, 2025 verileriyle birlikte kayıtların tutulmaya başlandığı dönemden bu yana görülen en düşük seviye olarak tarihe geçti.
1990’lardan Günümüze Radikal Dönüşüm
Avrupa’nın enerji dönüşümü, son 35 yıllık periyotta ivmelenen stratejik adımların bir sonucu olarak göze çarpıyor. 1990 yılında elektrik ihtiyacının üçte birinden fazlasını kömür santrallerinden karşılayan AB, 2000’li yılların başında bu payı yüzde 30,4 seviyesine çekmişti. İzleyen senelerde uygulanan sıkı emisyon politikaları, karbon fiyatlandırma mekanizmaları ve yeşil teşvikler sayesinde kömüre dayalı üretim aralıksız düşüş trendine girdi.
Gelinen noktada kömür; rüzgar, güneş, hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yanı sıra nükleer ve doğal gazın da gerisinde kalarak ikincil bir seçenek haline geldi.
Tüketim Rakamları da Rekor Kırıyor
Üretim oranlarındaki gerileme, ham madde tüketim rakamlarına da doğrudan yansıdı. Geçen yıl AB sınırları dahilinde taş kömürü tüketimi 107 milyon tona gerilerken, linyit tüketimi ise 184 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Hem taş kömürü hem de linyit tüketiminde ulaşılan bu istatistikler, üye ülkelerin fosil yakıtlı santralleri kademeli olarak devre dışı bıraktığını ve ham madde talebinin tarihi dip seviyelere çekildiğini doğruluyor.