Şimşek, tasarruf tercihlerinde önemli bir yer tutan altın hariç tutulduğunda, 2003-2023 döneminde cari açığın milli gelire oranla ortalama yüzde 3 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. 2024 yılında altın hariç cari dengenin milli gelire oranla yüzde 0,2 fazla verdiğini belirten Şimşek, 2025 yılı için ise yüzde 0,3 seviyesinde sınırlı bir açık öngördüklerini kaydetti.
Bu verilerin cari dengede sağlanan iyileşmeye işaret ettiğini ifade eden Şimşek, mevcut program çerçevesinde dengeli bir görünümün sürdüğünü belirtti.
Dış Finansman ve Borç Çevirme Oranları
Programa duyulan güvenle dış finansmana erişimin güçlendiğini ve finansman maliyetlerinin gerilediğini belirten Şimşek, reel sektör ve bankaların dış borç çevirme oranlarına ilişkin verileri paylaştı. Buna göre 2025 yılında reel sektörün dış borç çevirme oranı yüzde 221, bankaların ise yüzde 218 oldu.
Şimşek, finansman kalitesini iyileştiren ve üretim kapasitesini artıran gelişmelere de dikkat çekti.
Doğrudan Yatırım Girişlerinde 10 Yılın Zirvesi
Gayrimenkul hariç doğrudan yatırım girişlerinin 10,7 milyar dolar ile son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Şimşek, bu gelişmenin üretim kapasitesine katkı sağladığını ifade etti.
2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Şimşek, enerji fiyatlarındaki ılımlı seyrin, ana ticaret ortaklarında iyileşen görünümün ve destekleyici avro/dolar paritesinin sürdürülebilir cari denge hedefine olumlu katkı vermesinin öngörüldüğünü kaydetti.
Şimşek, cari dengedeki kazanımların kalıcı hale getirilmesi amacıyla yapısal adımların hayata geçirilmeye devam edildiğini belirtti.