Bakan Mehmet Şimşek, Mart ayında ihracatın yıllık bazda yüzde 6,4 oranında bir daralma yaşadığını açıkladı. Bu düşüşün arkasındaki temel nedenleri "jeopolitik gelişmeler" ve "olumsuz takvim etkisi" olarak tanımlayan Şimşek, ithalat cephesinde ise talebin öne çekilmesi nedeniyle güçlü bir seyrin devam ettiğini vurguladı. Bölgesel savaşların yansımaları, ihracat performansında geçici bir yavaşlamaya neden olsa da ekonomi yönetimi hedeflerden sapmıyor.
Körfez Hattında Enerji ve Lojistik Çıkmazı
Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların Türkiye’nin dış ticaret dengesini zorladığına dikkat çeken Şimşek, özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılma riskiyle yükselen maliyetlere değindi. Bakan Şimşek, "Yükselen enerji maliyetleri ve Körfez ülkelerine yönelik mal-hizmet ihracatımızdaki zayıflama, dış ticaret dengemizi olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullanarak, bölgesel risklerin ekonomik maliyetine parmak bastı.
Ekonomide "Kalkan" Etkisi: Cari Dengede İyileşme
Dış dünyadaki tüm bu olumsuz tabloya rağmen, Türkiye'nin uyguladığı ekonomi programının meyvelerini verdiğini belirten Şimşek, ülkenin dayanıklılık testinden başarıyla geçtiğini söyledi. Cari dengedeki kayda değer iyileşmeye vurgu yapan Bakan, "Program sayesinde ülkemizin dış şoklara karşı direnci önemli ölçüde artmıştır" dedi.
Bağımsız Ekonomi İçin "Yeşil ve Yerli" Dönüşüm Şart
Enerji bağımlılığını azaltmanın Türkiye için bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade eden Bakan Şimşek, yapısal reformların önemini bir kez daha hatırlattı. Yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji hamlelerinin stratejik birer savunma mekanizması olduğunu belirten Şimşek, ithalat bağımlılığını en aza indirecek adımların kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.