Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde yürütülen ekonomi politikalarına ve makroekonomik hedeflere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Şimşek; kamu çalışanlarının özlük haklarından enflasyon dinamiklerine, büyüme beklentilerinden reel sektöre sunulan desteklere kadar geniş bir yelpazede güncel verileri paylaştı.
OVP'nin kamu yönetimi açısından bağlayıcı bir disiplin, özel sektör için ise öngörülebilir bir yol haritası niteliği taşıdığını belirten Şimşek, ekonomi yönetiminin belirlenen hedefler doğrultusundaki kararlılığını yineledi.
Memur ve Emekli Maaşlarında Enflasyon Temelli Yaklaşım
Kamu çalışanları ile emeklilerin alım gücünün korunmasının temel öncelikler arasında yer aldığını ifade eden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, maaş düzenlemelerinde takip edilen yöntemi net bir dille ifade etti. Şimşek, uygulanan ekonomi politikasında çalışanların ve emeklilerin enflasyona ezdirilmemesi ilkesine bağlı kalındığını belirterek, maaş artışlarında en az enflasyon oranının esas alındığını ve bu yaklaşımın sürdürüleceğini dile getirdi.
Enflasyon Dinamikleri ve Dış Şokların Etkisi
Dezenflasyon sürecinin hedeflenen hızda ilerlememesinin arkasındaki temel sebeplere değinen Bakan Şimşek, küresel ve bölgesel jeopolitik gerilimlerin fiyatlar genel düzeyine olumsuz yansımalar yaptığına dikkat çekti. Bölgedeki savaş ortamının yalnızca enerji maliyetlerini değil, genel emtia fiyatlarını da yukarı çektiğini vurgulayan Şimşek, bu dış etkenler yaşanmamış olsaydı mevcut enflasyonun en az 7 puan daha düşük bir seviyede gerçekleşebileceğini kaydetti.
Fiyat artış hızının yavaşlaması anlamına gelen dezenflasyon sürecinde temel mal grubunda belirgin sonuçlar alındığını ifade eden Şimşek, hizmet sektöründeki fiyat ataletinin de kırılmaya başladığını belirtti.
Büyüme Beklentileri ve Bütçe Disiplini
Küresel ölçekte yaşanan ekonomik çalkantılara rağmen Türkiye ekonomisinin dirençli yapısını koruduğuna işaret eden Şimşek, 2026 yılı için yüzde 3,3 oranında bir büyüme öngördüklerini aktardı. OVP içerisindeki en temel ve bağlayıcı unsurun bütçe hedefleri olduğunu hatırlatan Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranında öngörülenden daha olumlu bir performans sergilendiğini kaydetti.
Mali disiplinin tesisi doğrultusunda Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından kademeli çıkışın sağlandığını ve merkez bankası rezervlerinin bir risk unsuru olmaktan çıktığını vurgulayan Bakan Şimşek, seçim süreçlerinde de dezenflasyon hedefinden sapılmayacağını ifade etti.
Reel Sektör Destekleri ve Vergi Politikaları
Üretim ve ihracat kanadını güçlendirmek amacıyla bütçe imkanlarının seferber edildiğini belirten Şimşek, reel sektöre yönelik finansman kanallarının açık tutulduğunu söyledi. Tarımsal kredilerde yüksek oranlı sübvansiyon sağlandığını, Eximbank'ın kredi kapasitesinin artırıldığını ve stratejik yatırımlar için uzun vadeli kredi imkanlarının sunulduğunu hatırlattı.
Gelecek döneme ilişkin vergi düzenlemelerine de değinen Şimşek; gelir, kurumlar veya dolaylı vergilerde yeni bir artış planının bulunmadığını, temel odak noktasının kayıt dışılıkla mücadele olduğunu ifade etti. Öte yandan, akaryakıtta uygulanan eşel mobil sisteminin yıl sonu itibarıyla tamamlanmasının öngörüldüğü aktarıldı.
Döviz Kuru Rejimi ve Gelecek Projeksiyonu
Piyasalardaki kur rejimine ilişkin soruları yanıtlayan Şimşek, Türkiye için ideal modelin dalgalı kur rejimi olduğunu bildirdi. Türk lirasına olan talebin güçlü seyrettiği mevcut koşullarda piyasa dengelerini korumak adına müdahalelerin sürdüğünü belirten Şimşek, esnek kur rejimine tam geçişin enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesiyle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.