Orta Doğu'da tırmanan gerilimler ve ABD/İsrail-İran savaşının başlamasıyla birlikte küresel ekonomik aktivite üzerindeki risk algısı artış göstermiş, bu süreçte mart ayında bakırın libresi yüzde 6 oranında değer kaybetmişti. Ancak stratejik ürüne yönelik tedarik sıkıntılarının ve talebin sürmesi, fiyatların kayıplarını telafi ederek yeniden rekor seviyelere ulaşmasını sağladı.
Savaşın başlamasıyla petrol tedarik zincirinde yaşanan bozulmalar, enerji ithalatçısı ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgisini artırdı. Özellikle fosil yakıtlara erişimi kısıtlanan Asya ve Avrupa ülkeleri, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına yoğunlaştı. Petrol arzının belirli bir coğrafyada kümelenmiş olması, bölgesel çatışmaların küresel enerji maliyetleri ve enflasyon üzerinde tetikleyici bir rol oynamasına neden oldu. Bu durum, orta ve uzun vadede enerji dönüşümünü, tedarik zinciri çeşitlendirmesini ve stratejik rezerv politikalarını daha kritik bir konuma getirdi.
Lojistik Darboğaz ve Kükürt Tedariki Sorunu
Bakır üretimini doğrudan etkileyen bir diğer önemli faktör ise Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksaklıklar nedeniyle kükürt tedarikinde görülen bozulmalar oldu. Dünyanın önde gelen bakır üreticileri arasında yer alan Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki üretim hatları, cevher ayrıştırma işlemi için gerekli olan sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda bulunuyor. Lojistik alandaki bu darboğaz, küresel bakır arzını doğrudan tehdit ederek fiyatlardaki rekor yükselişi destekledi.
Stratejik Emtia Haline Gelen Bakırda Arz-Talep Dengesi
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, bakır piyasasındaki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, yapay zeka altyapı yatırımları, elektrikli araç talebindeki büyüme ve yenilenebilir enerji dönüşümünün küresel bakır talebini hızla yukarı çektiğini belirtti. Ergezen, veri merkezleri, enerji iletim hatları ve batarya teknolojilerinin bakırı stratejik bir emtia haline getirdiğini ifade etti.
Üretim ve lojistik tarafında savaş kaynaklı yükselen enerji ve nakliye maliyetlerinin ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getiren Ergezen, talep tarafındaki güçlü artışa karşın arzın aynı hızda büyüyemediğine dikkat çekti. Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'de üretim miktarlarında yaşanan düşüşün arz-talep dengesini talep lehine bozduğunu vurgulayan Ergezen, bu durumun fiyatları yukarı yönlü destekleyen temel unsurlardan biri olduğunu kaydetti.