Bakır ve demir cevheri piyasalarında düşüş rüzgârı güçlendi. Yatırımcılar, özellikle Asya depolarında yükselen stoklar ile Çinli alıcıların zayıflayan talebini birlikte fiyatlamaya başladı. Haftanın başında sınırlı dip alımları görülse de baskı hafiflemedi. Sanayi metalleri cephesinde genel satış eğilimi sürerken, değerli metallerdeki gerileme de tabloyu destekledi.
Bakır fiyatlarında kayıplar neden arttı?
Bakır tarafında ana gündem iki başlıkta toplandı: artan stoklar ve Çin talebindeki zayıflama. Talep tarafında, Çin’de üretici ve imalatçıların alımları pazartesi günkü dip alımlarının ardından yeniden yavaşladı. Bu yavaşlama, piyasada “kısa süreli toparlanma” beklentisini zayıflatırken, fiyatların yeniden aşağı yönlü hareket etmesine zemin hazırladı.
Arz ve stok tarafında ise Londra Metal Borsası’nın (LME) Asya depolarındaki stok artışı dikkat çekti. Stokların yükselmesi, “mevcut fiyat seviyelerinde alıcılar yeterince güçlü değil” algısını güçlendirerek kayıpları derinleştirdi. Bu tablo, bakırın haftaya sınırlı bir tepkiyle başlamasına rağmen düşüş eğilimini kırmakta zorlanmasına neden oldu.
Artan stoklar ve Çinli alıcıların zayıflayan talebi piyasada hangi sinyali verdi?
Piyasada en net sinyal, Çin kaynaklı talep momentumunun zayıflaması oldu. Danışmanlık şirketi Mysteel Global verileri, rafine bakırda spot işlem hacminin pazartesi günü görülen yüksek seviyenin ardından iki gün üst üste gerilediğini gösterdi. İşlem hacmindeki bu geri çekilme, “dip alımı”nın kalıcı bir talep artışına dönüşmediği yorumlarını öne çıkardı.
Buna paralel artan stoklar ise yatırımcılar açısından risk iştahını sınırladı. Çünkü stokların yükseldiği dönemlerde, alıcılar acil tedarik yerine bekle-gör yaklaşımına yönelebiliyor. Bu da fiyatların toparlanmasını zorlaştırıyor ve satışların daha kolay tetiklenmesine neden olabiliyor.
Gümüş fiyatları da geriledi, altınla birlikte değer metaller düşüş eğiliminde mi?
Sanayi metalleri cephesindeki düşüş, değerli metallere de yansıdı. Gümüş fiyatları, son dönemde görülen sert satış dalgasının ardından taban bulmakta zorlanırken, altınla birlikte değer metallerde de aşağı yönlü hareket dikkat çekti. Piyasa, bir yandan büyüme beklentilerine ilişkin temkinli görünümü, diğer yandan emtia genelindeki satış eğilimini aynı anda fiyatlıyor.
Değer metallerdeki geri çekilme, sanayi metalleri için de psikolojik bir baskı unsuru oluşturuyor. Çünkü yatırımcı davranışında “genel emtia zayıflığı” algısı güçlendiğinde, bakır gibi endüstriyel metallerde toparlanma denemeleri daha kolay sönümlenebiliyor.
Demir cevheri ton başına 100 dolara neden geriledi?
Demir cevherinde düşüşün ana nedeni Çin’deki mevsimsel yavaşlama ve çelik talebindeki zayıflama işaretleri oldu. Fabrikaların üretimi azaltması ve stok yenileme faaliyetlerinin sona ermesi, çelik talebini aşağı çekiyor. Talebin zayıfladığı dönemlerde demir cevherine olan ihtiyaç da düşüyor; bu da vadeli işlemlerde fiyatların aşağı yönlü hareketini hızlandırıyor.
Singapur’daki vadeli işlemlerde demir cevheri gün içinde yüzde 2’yi aşan kayıpla 100 dolar bandına gerilerken, piyasa son aylardaki en düşük seviyelere doğru ilerledi. Şanghay’daki çelik sözleşmelerinde görülen düşüş de, cevher fiyatlarındaki baskının tek başına değil, çelik zinciri genelinde hissedildiğini ortaya koydu.
Çin’deki mevsimsel yavaşlama ve çelik üretimi düşüşü demir cevherini nasıl baskılıyor?
En büyük tüketici olan Çin’de çelik üretiminin 2025 yılında sert düşüş kaydetmesi, demir cevheri için talep görünümünü zayıflatıyor. Mevsimsel yavaşlama dönemlerinde inşaat ve sanayi faaliyetleri ivme kaybedebiliyor; bu da hem çelik tüketimini hem de cevher alımlarını sınırlıyor.
Öte yandan piyasada “dengede yumuşama” sinyalleri de öne çıkıyor. Talebin zayıfladığı, stokların yükseldiği ve üretim tarafının güçlü seyrettiği bir denklemde, demir cevheri fiyatları daha kolay aşağı yönlü tepki veriyor. Bu görünüm, kısa vadeli toparlanmaları sınırlarken 100 dolar çevresinin kritik bir eşik olarak izlenmesine yol açıyor.
Avustralya rekoru ve Simandou projesi fiyatları etkiliyor mu?
Arz tarafında baskıyı artıran bir diğer unsur, üretim cephesinden gelen güçlü sinyaller. Avustralya’daki önde gelen madencilik şirketlerinin rekor üretim seviyeleri bildirmesi, piyasaya arzın güçlü kalacağı beklentisini besliyor. Buna ek olarak Gine’deki Simandou projesinin faaliyetlerini hızlandırması, orta-uzun vadede arzın daha da artabileceği yönündeki fiyatlamaları güçlendiriyor.
Stok tarafında ise MySteel verilerine göre Çin limanlarındaki rekor seviyelere yakın cevher rezervleri aşağı yönlü baskıyı artırıyor. Liman stokları yüksek seyrettiğinde, alıcılar yeni alımlarda daha temkinli davranabiliyor. Fabrikalardaki stokların da artması, talep zayıflığıyla birleşince demir cevherinde düşüşün zemini daha da sağlamlaşıyor.
2026’da bakır ve demir cevheri için hangi riskler öne çıkıyor?
Bakırda ana risk, Çin talebindeki toparlanmanın gecikmesi ve stokların yükselmeye devam etmesi. Demir cevherinde ise mevsimsel yavaşlamanın uzaması, çelik üretimindeki kısıntı beklentileri ve yüksek liman stokları belirleyici başlıklar olarak öne çıkıyor. Piyasa tarafında gözler, Çin’den gelecek yeni talep sinyallerine ve stok verilerinin yönüne çevrilmiş durumda.
Kısa vadede, “talep zayıf – stok yüksek” dengesinin korunması halinde hem bakır hem demir cevherinde aşağı yönlü baskının devam etmesi bekleniyor. Ancak Çin kaynaklı alım iştahında kalıcı bir artış görülmesi, özellikle bakırda toparlanma denemelerini yeniden gündeme taşıyabilir.