Yeni Birlik Gazetesi
53,3741 %-0.18
61,5419 %-0.35
32,8057 %-0.25
3.660.392 %-0.411
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Ballı yolculuk: Karadenizli arıcıların yüksek rakımlı yayla mesaisi başladı

Ballı yolculuk: Karadenizli arıcıların yüksek rakımlı yayla mesaisi başladı

Ekonomi - Gazetebirlik Karadeniz’in hırçın doğasından Doğu Anadolu’nun yüksek rakımlı zirvelerine uzanan geleneksel arıcılık göçü, bu yıl da büyük bir titizlikle başladı.

Giresun’dan yola çıkan gezgin arıcılar, binbir çeşit çiçeğin bulunduğu Erzurum yaylalarında doğal bal üretimi için zorlu bir göç yolculuğuna imza atıyor.

Ekonomi - Gazetebirlik

Karadeniz’in hırçın doğasından Doğu Anadolu’nun yüksek rakımlı zirvelerine uzanan geleneksel arıcılık göçü, bu yıl da büyük bir titizlikle başladı. Giresun’un Eynesil ilçesinden yola çıkan arıcılar, kovanlarını kamyonlara yükleyerek gece boyu süren meşakkatli bir yolculuğun ardından Erzurum’un bereketli meralarına ulaştı.

32 yıllık tecrübesiyle bu mesleği bir yaşam biçimi haline getiren emekli imam Emin Çoban, arıcılığın sadece bir üretim süreci değil, aynı zamanda büyük bir tutku olduğunu vurguluyor. Çoban ve beraberindeki üreticiler, şeker katkısız, tamamen doğal bal elde edebilmek için Erzurum’un zengin flora yapısına sahip yaylalarını tercih ediyor.

Çiçek çeşitliliği rotayı belirliyor

Daha önce Bayburt hattını kullanan ancak son yıllarda Erzurum’un sunduğu binbir çeşit çiçek zenginliğini keşfeden üreticiler, stratejik bir göç planı uyguluyor. Yeşilyayla ve Umudum bölgelerinde kendi arazilerine yerleşen arıcılar, burada geçirecekleri bir ayın ardından, komar ve kestane balı hasadı için yeniden Karadeniz’e dönmeyi planlıyor. Sezonun finali ise 2 bin 100 metre rakımlı Karagöbek bölgesinde yapılacak.

İklim krizi ve üretim zorlukları

Doğal bal üretiminin en büyük düşmanının değişken iklim koşulları olduğunu belirten Emin Çoban, 2023 yılından bu yana beklenen yüksek verim seviyelerine ulaşmakta zorlandıklarını ifade ediyor. Kekik ve geven bitkilerinden alınan verimin hava şartlarına doğrudan bağlı olduğunu söyleyen Çoban, şu değerlendirmelerde bulundu:

Yağışlı havalarda kekik, güneşli günlerde ise geven bitkisinden bal alıyoruz. Ancak iklimsel dengesizlikler nedeniyle bazen sadece masraflarımızı karşılayabiliyoruz. Şekersiz üretim yaptığımız için kovan başına düşen miktar 10 kilo civarında kalıyor; oysa verimli yıllarda bu rakamı 30 kiloya kadar çıkarabiliyorduk.

Sadık müşteri kitlesi güvene dayanıyor

Piyasada sahte bal tartışmaları sürerken, gerçek balı ayırt edebilen bilinçli tüketicilerin varlığı üreticinin en büyük motivasyon kaynağı oluyor. Çoban, yıllardır kendisini tanıyan ve balının doğallığına kefil olan sadık bir müşteri kitlesine sahip olduklarını, bu sayede pazarlama noktasında bir sıkıntı yaşamadıklarını belirtiyor.

Arıcılık bir aşk meselesi

Gece süren uzun yolculukların ve yüksek rakımlı yaylalarda geçirilen zorlu günlerin ancak büyük bir sevgiyle aşılabileceğini söyleyen Çoban, sözlerini şöyle tamamladı:

Bu işi sadece para kazanmak için yapamazsınız. İnsanın önce arıya, sonra doğaya aşık olması gerekir. Kimisi balık tutmaktan keyif alır, kimisi gezmekten; ben ise bu göçebe hayatı ve arılarla kurduğum bağı seviyorum. Yorucu olsa da bu işin ruhunda bir aşk var.