Yeni Birlik Gazetesi
51,9681 %0.16
59,6925 %0.15
31,2631 %0.02
3.014.614 %7.101
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Besler'den sürdürülebilirlikte dev adım: 8. rapor ses getirdi

Besler'den sürdürülebilirlikte dev adım: 8. rapor ses getirdi

Besler, 8. sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. "topraktan tabağa sıfır gıda kaybı" projesiyle verimlilikte çarpıcı sonuçlar elde etti.

MUHABİR: Gökhan Erek

Dondurulmuş gıda ve yağ sektörünün öncülerinden besler, çevresel ve sosyal etkilerini bütüncül bir stratejiyle yönetmeye devam ediyor. Şirket, 2024 yılına ait 8. Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımlayarak; gıda güvenliği, kaynak verimliliği, israfın önlenmesi ve iklim odaklı dönüşüm alanlarında kaydettiği gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı. Bu rapor, aynı zamanda Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

Besler CEO’su Mert Altınkılınç, yayınlanan rapora ilişkin yaptığı açıklamada, "Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, iş yapış biçimimizin özü haline getirdik." diyerek, tüm paydaşları kapsayan bir dönüşüm vizyonu ortaya koyduklarını belirtti.

57 marka ve 1500 ürünle dev bir etki alanı

SuperFresh, Bizim Yağ, Luna ve Sabah gibi güçlü markalarıyla tanınan Besler, gıda sektöründe yalnızca ürünleriyle değil, sosyal ve çevresel politikalarıyla da dönüşüme yön veriyor. Şirketin yürüttüğü “Topraktan Tabağa Sıfır Gıda Kaybı” projesi, tedarik zincirinin her halkasında israfın önlenmesini hedefliyor. Bu projeyle çiftçiler, damla sulama yöntemiyle 4,1 milyon ton su ve 2 milyon kWh enerji tasarrufu sağlarken, finansal kazanım ise 6 milyon lirayı aştı.

çifte önemlilik analizi ile stratejik öncelikler yeniden belirlendi

Besler, 2024’te ilk kez gerçekleştirdiği çifte önemlilik analizi ile sürdürülebilirlik stratejisini güncelledi. Bu analizle hem şirket içi hem de dış paydaşların beklentileri dikkate alınarak, iklim riskleri, çevresel fırsatlar ve finansal etkileryeniden değerlendirildi. Ortaya çıkan öncelikli konular etrafında stratejik hedefler oluşturuldu. Bu, sadece çevresel değil; aynı zamanda sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik adına atılmış kapsamlı bir adım olarak öne çıktı.

kadın çiftçilere yapay zeka eğitimi: tarımın geleceğine yatırım

Sürdürülebilirliği yalnızca üretimle sınırlamayan Besler, "Tarımın Kadın Yıldızları" projesiyle kadın üreticileri de sürecin merkezine aldı. 2024’te kadın çiftçilerle çalışma oranı yüzde 30’a ulaşırken, bu çiftçilere finansal ve ekolojik okuryazarlık, girişimcilik ve yapay zeka gibi konularda eğitimler verildi. Bu adım, hem kırsalda kalkınmayı destekliyor hem de tarım sektörüne nitelikli insan gücü kazandırıyor.

akıllı tarım uygulamaları ile kaynak kullanımında yüzde 40 azalma

Besler’in Avrupa Birliği ve TÜBİTAK iş birliğiyle yürüttüğü SAFER projesi, akıllı tarımın sürdürülebilirlikte nasıl devrim yaratabileceğini gözler önüne serdi. IoT ve yapay zeka destekli sistemlerle donatılan patates tarlalarında erken uyarı sistemleri devreye alındı. Sonuçlar ise çarpıcı:

Ürün kalitesinde yüzde 25 artış

Verimlilikte yüzde 17 yükseliş

Kaynak kullanımında yüzde 40’a varan azalma

Bu veriler, sadece ekonomik kazanım değil, aynı zamanda doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı açısından da kritik bir başarı olarak değerlendiriliyor.

enerji verimliliğine 9 milyon liralık yatırım

2024 yılı boyunca, Besler toplamda 14 farklı enerji verimliliği projesi hayata geçirdi. Bu projeler için yapılan yatırım tutarı 9 milyon lirayı aştı. Ambalaj optimizasyonundan atık yönetimine kadar pek çok alanda çevresel etkiler minimize edilirken, enerji verimliliği de artırıldı. Böylece çevreye olan negatif etki sistematik biçimde azaltıldı.

CEO altınkılınç: “her paydaşı kapsayan dönüşüm hedefliyoruz”

Besler CEO’su Mert Altınkılınç, sürdürülebilirlik raporuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Gıdanın sürdürülebilir geleceği için kararlılıkla çalışıyoruz. Doğal kaynakların korunmasını stratejilerimizin merkezine aldık. Enerji verimliliği, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi alanlarda kalıcı bir şirket kültürü oluşturmak istiyoruz."

Altınkılınç, sürdürülebilirlik konusundaki yaklaşımlarının sadece bir çevre politikası olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik kalkınma aracı olarak ele alındığını vurguladı.