Küresel kripto varlık pazarı, son 24 saat içerisinde kaydettiği yüzde 3,44'lük ivmeyle toplam büyüklüğünü 2,7 trilyon dolar seviyesine çıkardı. Piyasanın bayrak taşıyıcısı konumundaki Bitcoin, günlük bazda yüzde 4'ü aşan bir değer artışı yakalayarak 80 bin 545 dolar seviyesinden işlem görmeye başladı. Böylece lider kripto para birimi, haftalık bazda yatırımcısına yüzde 26 kazanç sağlarken ağustos ayındaki toplam primini yüzde 28'e yükseltti. Piyasanın ikinci büyük oyuncusu Ethereum ise daha sakin bir seyir izleyerek 2 bin 503 dolar bandına tutundu.
Rallinin Fitilini Ateşleyen İki Kritik Etken: Short Tasfiyeleri ve ABD Kararı
Fiyatlardaki keskin tırmanışın arkasında hem teknik hem de makroekonomik dinamikler yer alıyor. Üç gün gibi kısa bir sürede yüzde 20'den fazla değer kazanan Bitcoin, düşüş yönlü vadeli pozisyon alan yatırımcıları hazırlıksız yakaladı. Piyasadaki 4 milyar doları aşan ters pozisyonun zorunlu olarak kapatılması (likidasyon), fiyatlardaki yükseliş dalgasını daha da ivmelendirdi.
Öte yandan, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in uzun vadeli devlet tahvili geri alımlarını iki katına çıkaracağını duyurması makro taraftaki en büyük tetikleyici oldu. Vade riskini düşürmeyi amaçlayan bu hamle, kısa süreliğine tahvil faizlerini gerileterek riskli varlık grubuna olan iştahı yeniden kabarttı.
Kurumsal Sermaye Akını ve Sınırlı Arzın Gücü
Piyasada artan enflasyonist baskılar ve tırmanan kamu borçları, yatırımcıların yüzünü arzı kısıtlı güvenli limanlara çevirmesine yol açtı. Tıpkı altın gibi bir kriz koruma aracı olarak görülen Bitcoin, bu süreçte öne çıkan varlıklardan biri oldu. Nitekim ABD bazlı spot Bitcoin ETF'lerine sadece bir haftada 1,92 milyar dolarlık net giriş gerçekleşmesi, kurumsal ilginin gücünü kanıtlar nitelikte.
21 milyonluk maksimum arz sınırı algoritmayla korunan ve halihazırda 20 milyondan fazlası dolaşımda bulunan Bitcoin, merkez bankalarının genişlemeci para politikalarına karşı alternatif bir değer depolama aracı olarak görülmeye devam ediyor. Ancak analistler, yaşanan bu hızlı tırmanışa rağmen geçmiş dönemlerdeki düzeltme hareketlerini hatırlatarak yatırımcıların temkinli hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor.