Türkiye’nin pomza rezervlerinin yarısına ev sahipliği yapan Bitlis, Nemrut Dağı eteklerinden çıkardığı bu stratejik madenle hem yerel istihdamı destekliyor hem de uluslararası pazarlara açılıyor.
Doğu Anadolu’nun sanayi hamlesinde başrolü üstlenen Bitlis, inşaat sektörünün vazgeçilmezi olan pomza taşı ile devasa bir ekonomik döngü oluşturdu. Bölgede faaliyet gösteren 51 ayrı tesiste üretilen bims ve briketler, sadece yurt içine değil, Gürcistan ve Kuzey Irak gibi komşu pazarlara da gönderiliyor. Hafifliği ve yüksek ısı yalıtımıyla öne çıkan bu "beyaz altın", bölge ekonomisine yıllık yaklaşık 6 milyar liralık bir katma değer sağlıyor.
Üretimde dev kapasite ve istihdam gücü
Sektörün bölge için bir lokomotif görevi gördüğünü belirten Tatvan Ticaret Odası (TATSO) Başkanı Bilal Adabağ, doğrudan 2 bin 500, dolaylı yollarla ise 5 bin kişiyi aşan bir istihdam kapasitesine ulaştıklarını ifade etti. Günlük 1,5 milyon adetlik bims üretimiyle Türkiye’nin inşaat ihtiyacına önemli bir yanıt veren tesisler, Bitlis Eren Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi ile yapılan Ar-Ge çalışmalarıyla ürün çeşitliliğini artırmayı hedefliyor.
Maliyet baskısı ve lojistik beklentiler
Sektör temsilcileri, üretim kapasitesindeki artışa rağmen girdi maliyetlerindeki yükselişten dertli. Özellikle çimento, enerji ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın satış fiyatlarına yansıtılamadığını vurgulayan sektör paydaşları, üç yıl öncesine göre daha düşük fiyatlarla satış yapmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Rahva bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan lojistik merkezin, nakliye maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artıracağı ve ürünlerin İç Anadolu pazarına daha uygun şartlarla ulaşmasını sağlayacağı öngörülüyor.
Gençler için yeni bir umut kapısı
Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren işletme sahibi Ali Adabağlı, fabrikalaşma süreciyle birlikte mevsimsel kısıtlamaların aşıldığını ve yılın 10 ayı kesintisiz üretim yapabildiklerini vurguladı. Bölge gençliğinin batıya göç etmek yerine kendi memleketlerinde istihdam edilmesinin önemine değinen Adabağlı, sektörün sürdürülebilirliği için devlet desteklerinin kritik bir rol oynadığını belirtti. Deprem döneminde bölgenin üretim kapasitesiyle inşaat sektörüne sağladığı lojistik desteğin, Bitlis’in stratejik önemini bir kez daha kanıtladığı ifade ediliyor.