Yeni Birlik Gazetesi
51,7610 %-0.19
59,2963 %-0.08
30,8983 %-0.25
2.934.582 %-0.27
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi BofA anketi yatırımcılar için ne söylüyor, teknoloji hisseleri azaldı mı?

BofA anketi yatırımcılar için ne söylüyor, teknoloji hisseleri azaldı mı?

BofA’nın fon yöneticileriyle yaptığı son anket, yapay zeka coşkusunun yerini endişeye bıraktığını gösterdi. Yatırımcıların dörtte biri “yapay zeka balonu” riskini en büyük tehdit olarak görürken, dev teknoloji şirketlerinin 650 milyar dolarlık harcama planı sorgulanıyor. Teknolojiden çıkış hızlanırken yeni rotalar dikkat çekiyor.

Bank of America’nın (BofA) 440 milyar dolarlık varlığı yöneten fon yöneticileriyle yaptığı son anket, küresel piyasalarda yapay zeka heyecanının yerini temkinli bir bekleyişe bıraktığını ortaya koydu. Yatırımcıların önemli bir bölümü, “yapay zeka balonu” ihtimalini artık açık şekilde konuşuyor. Daha da dikkat çekici olan ise, dev teknoloji şirketlerinin milyarlarca dolarlık yatırımlarının geri dönüş hızına yönelik şüphelerin artması. Piyasada risk algısı yükselirken, yatırımcıların portföy rotası da hızla değişmeye başladı.

Bank of America (BofA) anketi: Fon yöneticileri yapay zeka riskini nasıl görüyor?

BofA stratejisti Michael Hartnett tarafından yayımlanan rapora göre fon yöneticileri genel iyimserliğini tamamen kaybetmiş değil. Ancak anketin satır aralarında, teknoloji hisselerine yönelik güvenin ciddi biçimde sarsıldığı görülüyor.

Özellikle yapay zeka yatırımlarının “her koşulda kazandıran” bir tema olmaktan çıkıp, artık sorgulanan bir maliyet kalemi olarak değerlendirilmeye başlanması dikkat çekiyor. Bu durum, piyasadaki fiyatlamaların daha sert dalgalanmalara açık hale geldiği yorumlarını güçlendiriyor.

Sermaye harcamaları neden sorgulanıyor: 20 yılın zirvesi ne anlama geliyor?

Anketin en kritik başlıklarından biri, şirketlerin yapay zeka altyapısı için yaptığı dev sermaye harcamaları oldu. Katılımcıların yaklaşık yüzde 35’i, şirketlerin gereğinden fazla harcama yaptığı kanaatinde. Bu oran, son 20 yılın en yüksek seviyesi olarak kayda geçti.

Piyasa açısından bu tablo, tek bir soruyu büyütüyor: Şirketler bu kadar büyük bütçeyi hangi hızla kâra çevirebilecek? Çünkü yapay zeka yatırımları, yalnızca teknoloji geliştirme değil; veri merkezi, enerji altyapısı, donanım ve yazılım maliyetleriyle birlikte çok büyük bir finansman ihtiyacı doğuruyor.

Yatırımcıların dikkat kesildiği nokta da tam burada: Harcama artarken kâr artışı aynı hızda gelmezse, bugünkü değerlemelerin korunması zorlaşabilir.

650 milyar dolarlık yapay zeka yatırımı neyi tetikliyor?

BofA verilerine göre şirketlerin 2026 yılı için toplam 650 milyar dolarlık harcama öngörmesi, piyasalarda “yatırım yarışı”nı yeni bir evreye taşıdı. Bu rakam, yapay zekanın artık sadece bir teknoloji başlığı değil, aynı zamanda devasa bir sermaye savaşı haline geldiğini gösteriyor.

Ancak bu büyüklükteki harcama, beraberinde iki önemli endişeyi getiriyor. Birincisi, yatırımların geri dönüş süresi uzarsa hisselerde baskı artabilir. İkincisi ise, bu bütçelerin finansmanı için şirketlerin borçlanma ihtiyacının yükselmesi. Özellikle faiz ortamının tamamen gevşemediği bir dönemde, kredi maliyetlerinin baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.

Microsoft ve Meta hisseleri neden farklı tepki verdi?

Anket sonrası piyasa tepkileri, teknoloji devleri arasında bile ayrışmanın keskinleştiğini gösterdi. Microsoft’un yatırım geri dönüş hızına yönelik soru işaretleri nedeniyle düşüş yaşadığı, Meta’nın ise daha iddialı planlarıyla pozitif ayrıştığı belirtiliyor.

Bu tablo, yatırımcıların artık “yapay zeka yapan her şirket” yaklaşımından uzaklaştığını ortaya koyuyor. Piyasa, harcamanın büyüklüğünden çok, harcamanın verimliliğine ve gelir yaratma kapasitesine bakıyor. Bu da önümüzdeki dönemde teknoloji hisseleri içinde daha sert seçicilik anlamına geliyor.

Yapay zeka balonu patlaması ihtimali neden en büyük risk olarak görülüyor?

Anketin en çarpıcı sonucu, katılımcıların dörtte birinin piyasalar için en büyük tehdidi “yapay zeka balonu patlaması” olarak görmesi oldu. Bu oran, birkaç ay öncesine kadar daha düşük seviyelerde seyreden risk algısının artık ana gündem haline geldiğini gösteriyor.

Balon endişesinin temelinde iki dinamik öne çıkıyor: İlki, şirket değerlemelerinin beklentilerle aşırı şişmiş olabileceği düşüncesi. İkincisi ise, yatırımcıların yapay zekayı “kesin kazanç” olarak görme döneminin sona ermesi. Piyasada duygu değiştiğinde, satış dalgası çok daha hızlı yayılabiliyor.

Bu nedenle yatırımcılar, yapay zeka temasını tamamen terk etmese bile artık daha temkinli bir pozisyonlanmaya yöneliyor.

Kredi krizi uyarısı: Dev teknoloji şirketlerinin harcamaları piyasayı nasıl etkileyebilir?

Anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 30’u, dev teknoloji şirketlerinin kontrolsüz harcamalarının olası bir kredi krizinin ana kaynağı olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu yorum, yapay zekanın yalnızca hisse piyasası değil, finansal sistem açısından da risk unsuru haline geldiğini gösteriyor.

Çünkü sermaye harcamaları büyüdükçe şirketlerin nakit akışı üzerindeki baskı artıyor. Nakit üretimi yatırım temposunu karşılayamazsa, borçlanma ihtiyacı yükseliyor. Bu da faiz oranları ve kredi koşulları sıkılaştığında, finansman riskinin büyümesine yol açabiliyor.

Kısacası, yapay zekaya yapılan yatırımlar yalnızca “teknoloji yarışı” değil, aynı zamanda “finansal dayanıklılık testi”ne dönüşmüş durumda.

Yatırımcılar dev teknoloji hisselerinden neden çıkıyor?

BofA anketi, portföylerdeki değişimin çok net bir şekilde başladığını ortaya koyuyor. Teknoloji sektöründeki net ağırlık, sadece bir ayda yüzde 19’dan yüzde 5’e geriledi. Bu, son bir yılın en sert geri çekilmesi olarak dikkat çekiyor.

Bu tablo, yatırımcıların teknolojiye tamamen sırtını döndüğü anlamına gelmiyor. Ancak riskin arttığı algısı, yatırımcıların kazançlarını korumak için daha defansif alanlara yönelmesine yol açıyor.

Özellikle yapay zeka yatırımlarının yoğunlaştığı dev şirketlerde, fiyatların “mükemmel senaryo”yu satın aldığı düşüncesi güçlenmiş durumda. Beklentilerde en küçük sapma bile sert satış getirebiliyor.

Enerji, Avrupa ve small-cap rotası: Yeni adresler neresi?

Anket verileri, yatırımcıların ABD doları ve teknoloji yerine enerji, malzeme ve temel tüketim sektörlerine yöneldiğini gösteriyor. Bu değişim, riskten kaçış dönemlerinde sık görülen bir tablo.

Öte yandan dikkat çeken bir diğer gelişme, küçük sermayeli şirketlere ve gelişmekte olan piyasalara artan ilgi. Nisan 2021’den bu yana en yüksek oranda small-cap şirketlere yatırım yapıldığı ifade ediliyor. Bu, yatırımcıların “sadece devleri satın alma” döneminden çıkıp daha geniş bir piyasa dağılımına yöneldiğini düşündürüyor.

Avrupa piyasalarının da yeniden gündeme gelmesi, yatırımcıların ABD merkezli teknoloji hikâyesine alternatif aradığını gösteriyor.

Piyasalarda yeni soru: Yapay zeka coşkusu yerini temkinli döneme mi bırakıyor?

BofA anketi, yapay zekanın tamamen gözden düştüğünü söylemiyor. Ancak yatırımcıların artık tek bir hikâyeye koşulsuz şekilde inanmadığı bir döneme girildiğini net biçimde ortaya koyuyor.

Sermaye harcamalarının büyüklüğü, kredi riski ihtimali ve teknoloji hisselerindeki hızlı fiyatlamalar, yatırımcıların daha dikkatli hareket etmesine neden oluyor. Önümüzdeki dönemde piyasaların en çok takip edeceği başlık ise aynı: Yapay zeka yatırımları gerçekten sürdürülebilir kâr üretimine dönüşebilecek mi?