700 YILLIK SARAY ÇİFTLİĞİNDE YERLİ TOHUM SEFERBERLİĞİ
Bursa’da Osmanlı İmparatorluğu döneminde sarayın ve ordunun at ihtiyacını karşılamak üzere kurulan tarihi Çiftlikat-ı Hümayun, günümüzdeki adıyla TİGEM Karacabey Tarım İşletmesi, modern Türkiye’nin yerli ve milli tohum üssü haline geldi. Bursa-Balıkesir kara yolunun 70. kilometresinde, 89 bin dekarlık devasa bir arazide faaliyet gösteren işletme, bu yıl yerli tohumluk buğday üretiminde tarihi bir eşiği aşmayı hedefliyor. Bölge çiftçisinin yüksek verimli tohum ihtiyacını karşılayan merkezde, bu sezon 2 bin tonun üzerinde rekolte bekleniyor.
Arap Atlarından Milli Tohumlara Uzanan Çeşitlilik
Geçmişte "Karacabey Harası" olarak anılan ve 1984 yılından bu yana TİGEM çatısı altında hizmet veren işletme, sadece tarımsal faaliyetlerle değil, hayvancılık ve gen kaynaklarının korunması misyonuyla da öne çıkıyor. Safkan Arap atı yetiştiriciliğinin dünyadaki en önemli merkezlerinden biri olan tesiste, aynı zamanda büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapılıyor. Türkiye’nin milli değerleri arasında yer alan Kangal ve Akbaş cinsi köpeklerin soyunun korunması için de özel üretim çalışmalarının yürütüldüğü işletme, çok yönlü yapısıyla ülke ekonomisine stratejik katkı sağlıyor.

40 Bin Dekar Arazide Türk Tohumu Koruma Altında
Yaklaşık 40 bin dekarlık bir alanda tamamen hububat üretimine odaklanan Karacabey İşletmesi; sertifikalı buğday, mısır ve ayçiçeği tohumları üreterek Türk tarımının genetik mirasını koruma misyonunu üstleniyor. Üretilen yüksek kaliteli ve yüksek verimli tohumlar, bölge çiftçisinin tarladaki verimini doğrudan artırırken, hasat fazlası ürünler ise hayvancılık sektörünün en büyük gider kalemlerinden biri olan yem ihtiyacına can suyu oluyor.
"Piyasanın Tüm Talebini Karşılayacak Güçteyiz"
Yürütülen hummalı çalışmalara ve bu yılki beklentilere dair açıklamalarda bulunan Karacabey İşletme Müdür Yardımcısı Haluk Ramazan Aydoğan, bitkisel üretimde tamamen yerli ve milli çeşitlere odaklandıklarını vurguladı. Aydoğan, şunları kaydetti:
"Geniş arazilerimizde piyasadan gelen talepler doğrultusunda arz planlaması yapıyoruz. Bu yıl, çiftçilerimizin sahada en çok talep ettiği, gen kapasitesi ve iklim uyumu yüksek buğday çeşitlerinin üretimine ağırlık verdik. Sezon sonunda 2 bin tonun çok üzerinde bir rekolte öngörüyoruz. Piyasanın tohumluk talebinin 2 bin ton civarında olacağını tahmin etmekteyiz; bu ihtiyacın tamamını sertifikalı yerli tohumlarımızla eksiksiz karşılayacağız. Elde edeceğimiz üretim fazlasını ise hayvancılık sektöründe ve piyasanın farklı alanlarında değerlendirerek ekonomiye kazandıracağız."