Orta Doğu’da tırmanan gerilimler küresel piyasalarda belirsizlik yaratırken, Türkiye izlediği barışçıl diplomasi ve sağladığı güven ortamıyla yabancı sermayenin yeni adresi haline geldi.
Orta Doğu coğrafyasında yaşanan çatışmalı süreçler, bölge ülkelerindeki yatırımcıları daha güvenli limanlara yönelmeye zorluyor. Türkiye’nin tarafsız ve yapıcı dış politikası, hem yerli hem de yabancı yatırımcı nezdinde ülkeyi bir cazibe merkezi konumuna taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan iş insanı Nihat Şahin, Türkiye’nin bu süreçten en az etkilenen ülke olduğunu vurgulayarak, devletin aldığı güvenlik ve finansal tedbirlerin iş dünyasına büyük bir moral kaynağı olduğunu belirtti.
Turizmde güvenli liman vurgusu
Antalya’da düzenlenen bir etkinlikte sektör temsilcileriyle bir araya gelen Şahin, Türkiye’nin savaşın uzağında kalan yapısının turizm sektörü için kritik bir avantaj olduğunu ifade etti. Dubai ve Katar gibi finans merkezlerinin çatışmalardan daha fazla etkilendiğine dikkat çeken Şahin, Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu ve güçlü altyapısıyla bu süreçten başarıyla çıktığını söyledi. Özellikle Mersin ve Çukurova bölgesindeki tesislerin yüzde 100 doluluk oranına ulaştığını belirten Şahin, bölgeden gelen misafirlerin Türkiye’yi kendilerine yakın hissettiklerini ve bu güvenin turizm gelirlerine doğrudan yansıdığını kaydetti.
Yatırımcı için yeni iş birliği fırsatları
Türkiye’nin herhangi bir çatışmanın tarafı olmamasının, uluslararası yatırımcılar için büyük bir fırsat penceresi açtığını belirten Şahin, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Elimizdeki güvenli sahaları ve sunduğumuz imkanları, bölgedeki kaygılı yatırımcılara doğru anlatmamız gerekiyor. Şu anda yabancı yatırımcılarla istihdam odaklı görüşmelerimiz hızla devam ediyor. Türkiye, sunduğu güvenli yatırım iklimiyle sadece bir konaklama merkezi değil, aynı zamanda yeni ortaklıkların kurulduğu bir istihdam sahası haline geliyor. Doğru tanıtımla, bölgedeki sermayeyi ülkemize çekme potansiyelimiz oldukça yüksek."