Yeni Birlik Gazetesi
53,3552 %0.15
61,5968 %0.32
32,5912 %-0.08
2.956.580 %1.873
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Bolu’da tarımda devrim: Buğday verimi iki katından fazla arttı!

Bolu’da tarımda devrim: Buğday verimi iki katından fazla arttı!

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Bolu’da yürüttüğü agroekolojik tarım projesi sayesinde, bölgedeki buğday verimi dekar başına 250 kilogramdan 550 kilograma yükselerek rekor kırdı.

KAYNAK: AA

Toprağa Çevreci Dokunuş, Ambara Bereket Getirdi: Bolu’da Buğday Verimi İki Katına Çıktı

Bolu genelinde yürütülen yenilikçi ve sürdürülebilir tarım hamlesi, hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de tarım sektörüne rol model olacak bir başarı hikayesine dönüştü. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, Bolu topraklarında dekar başına ortalama 200-250 kilogram arasında seyreden buğday veriminin, uygulanan agroekolojik yöntemler sayesinde 550 kilogram seviyesine ulaştığını müjdeledi.

FAO ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle 2023 yılında hayata geçirilen "Agroekolojik Tarım Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi Projesi", bütçesi ve ortaya koyduğu somut çıktılarla Türkiye’nin tarım vizyonuna yeni bir soluk kazandırdı. Toplamda 703 bin dolarlık bir bütçeyle yönetilen ve Bakanlığın eş finansman sağladığı proje, kapanış aşamasına gelirken elde edilen sonuçlar sürdürülebilir tarımın gücünü bir kez daha kanıtladı.

Küçük Dokunuşlar, Büyük Ulusal Politikalara Dönüştü

Projenin Seben ve Yeniçağa ilçelerinde yarattığı ekolojik ve ekonomik dönüşüme dikkat çeken Ayşegül Selışık, yerelde başlayan bu hareketin Türkiye’nin ilk "Ulusal Agroekoloji Strateji Belgesi"ne kaynaklık ettiğini belirtti. Sınırlı kaynakların doğru stratejilerle birleştiğinde devasa bir verimlilik dalgası yaratabileceğini ifade eden Selışık, proje kapsamında 1000’i aşkın çiftçiye ulaşıldığını, 16 farklı eğitim modülünün tamamlandığını ve yaklaşık 22 hektarlık bir alanda 32 pilot uygulamanın başarıyla hayata geçirildiğini vurguladı.

Kimyasal Gübre Azaldı, Toprak Nefes Aldı

Projenin çevreye ve toprak yapısına olan olumlu etkileri rakamlara da yansıdı. Koruyucu tarım ve doğrudan ekim teknikleri sayesinde toprağın su tutma kapasitesi artırılırken, erozyon riskinin de önüne geçildi. Doğal döngüyü destekleyen adımlar neticesinde tam 407 bin 37 ton sera gazı emisyonunun önüne geçildi ve yüksek miktarda karbon tutulumu sağlandı.

Münavebeli (dönüşümlü) ekim sisteminde baklagillere yer verilmesi, toprağın biyolojik azot ihtiyacını doğal yollarla karşıladı. Bu hamle, çiftçinin en büyük maliyet kalemlerinden biri olan kimyasal gübre kullanımını ciddi oranda düşürdü.

Bolu Tarımında Bir İlk: Yağlık Ayçiçeği Üretim Planında

Agroekolojik dönüşüm, Bolu'nun ürün desenini de tamamen değiştirdi. Bölgede daha önce hiç denenmemiş olan yağlık ayçiçeği üretimi ilk kez sisteme dahil edildi. Alınan hasat sonuçlarının Türkiye ortalamasını yakalaması üzerine, yağlık ayçiçeği bölgenin resmi üretim planlamasındaki yerini aldı. Küresel iklim krizine ve kuraklığa meydan okuyan sorgum, nohut ve özel yem bitkileri gibi alternatif ürünler de bölge tarımına kazandırılarak üreticinin risk payı minimize edildi.

Yerel Miras Koruma Altında: IZA Buğdayına Coğrafi İşaret

Projenin en dikkat çeken çıktılarından biri de bölgenin genetik mirasına sahip çıkılması oldu. Bolu’nun tarihsel değeri olan IZA buğdayının katma değerini artırmak adına coğrafi işaret tescil süreci başlatıldı. Bu özel buğdaydan üretilen unlar, özellikle kadın kooperatiflerinin aktif katılımıyla pazarlanabilir nitelikli ürünlere dönüştürüldü. Böylece hem yerel ekonomi canlandırıldı hem de kadın istihdamına güçlü bir destek sağlandı. Ayrıca bölgeye özgü Kızık armudu gibi lokal meyve çeşitlerinin korunması için de özel çalışmalar yürütüldü.

Üreticilerin lojistik ve girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla Seben ve Yeniçağa’ya katı gübre dağıtım ile otomatik silaj paketleme makineleri kazandırılarak hayvancılık ve bitkisel üretim arasındaki döngüsel bağ optimize edildi. FAO Temsilci Yardımcısı Selışık, projenin temel amacının doğaya zarar vermeden, toprağı zenginleştirerek üretimin mümkün olduğunu kanıtlamak olduğunu ve Bolu’da bunu başardıklarını ifade etti.