Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirdiği iki günlük yoğun çalışma ziyareti kapsamında Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmelerin ana eksenini, AB’nin üretim vizyonunu yeniden şekillendiren Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı ve bu taslağın merkezinde yer alan "Made in EU" (Avrupa'da üretilmiştir) politikası oluşturdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin bu yeni dönem sanayi stratejisine tam ve koşulsuz katılımı yönündeki taleplerin en üst düzeyde muhataplarına iletildiği belirtildi.
Bakan Bolat, Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Komisyonunun karar verici mekanizmalarıyla yaptığı görüşmelerde, Türkiye ile AB arasında 30 yılı geride bırakan Gümrük Birliği ortaklığına dikkat çekti. Yasanın mevcut taslak metninde yer alan ve Türkiye’nin AB ile eş değer konumunu garanti altına alan maddelerin korunması gerektiği vurgulandı.
Avrupa Parlamentosunda "Gümrük Birliği Hukuku" Vurgusu
Ziyaret kapsamında AP Uluslararası Ticaret Komitesi (INTA) Başkan Yardımcısı Iuliu Winkler ve yasanın gölge raportörü Dirk Gotink ile kritik bir görüşme gerçekleştiren Bakan Bolat, "Made in EU" yaklaşımının dışlayıcı değil, kapsayıcı bir modelle yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrupa ile olan köklü ticari entegrasyonunun stratejik bir değer taşıdığı belirtilerek, yasal düzenlemelerin bu ortaklık hukukunu gözetmesi gerektiği kaydedildi.
Bakan Bolat, Avrupa Komisyonunun Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ile yaptığı görüşmede ise çelik önlemleri ve e-ticaret alanındaki olumlu gelişmeleri ele aldı. Ekim ayında gerçekleştirilecek Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu öncesinde, kamu alımları ve dijital ticaret gibi iş birliğini derinleştirecek alanlarda somut adımların atılması konusunda uzlaşmaya varıldı.
Otomotiv Sektöründe Dışlanma Riskine Karşı Ortak Cephe
Görüşmelerin en kritik virajlarından birini, iki tarafın sanayi üretiminde en güçlü bağı oluşturan otomotiv sektörü oluşturdu. Bakan Bolat, AB’nin korumacı politikalar geliştirmeyi hedeflediği otomotiv alanında, Türkiye’yi "Avrupa’da üretilmiştir" prensibinin dışına çıkarma riskini taşıyan her türlü yaklaşımın bertaraf edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Bu doğrultuda, Avrupa otomotiv sanayisinin en büyük çatı kuruluşu olan Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Genel Direktörü Sigrid de Vries ve küresel üreticilerin tepe yöneticileriyle bir yuvarlak masa toplantısı yapıldı. Toplantıda, Türkiye’nin Avrupa otomotiv ekosisteminin koparılamaz bir parçası olduğu ve yeni yasaya hiçbir kısıtlama olmaksızın dahil edilmesi gerektiği fikri tescillendi. Ayrıca Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) gibi Türk iş dünyası temsilcilerinin de katılımıyla ortak vizyon bir kez daha ortaya kondu.
Güvenli Tedarik Zincirleri ve Yeni Ortaklık Alanları
Ekonomiden Sorumlu Komisyon Üyesi Valdis Dombrovskis ile yapılan görüşmede ise küresel ekonomik dalgalanmalar karşısında tedarik zincirlerinin güvenliğinin nasıl artırılacağı masaya yatırıldı. AB’nin yeni sanayi ve yatırım politikalarının, Türkiye ile mevcut ticari ortaklığı zedelemeyecek şekilde aşamalı olarak derinleştirilmesi kararlılığı teyit edildi. Genişlemeden Sorumlu Üye Marta Kos ile yapılan temasta da Gümrük Birliği’nin daha etkin çalışması ve lojistik bağlantısallığın güçlendirilmesi üzerine fikir alışverişinde bulunuldu.
Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu (BusinessEurope) Genel Direktörü Markus Beyrer ile yapılan görüşmede ise Gümrük Birliği sayesinde kurulan küresel değer zincirlerinin korunmasının her iki tarafın da çıkarına olduğu tescillendi.
Yasama Süreci Tamamlanana Kadar Diplomasi Trafiği Sürecek
Bakan Bolat, Brüksel temasları sırasında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TÜSİAD, TÜRKONFED ve KAGİDER’in Brüksel temsilcileriyle de bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptı. Görüşmeler neticesinde, Türkiye'nin Sanayi Hızlandırma Yasası'nda tam haklarla yer alması gerektiği konusunda tam bir mutabakat sağlandı. Ankara, söz konusu yasa tasarısı AP'de son şeklini alıp yasalaşana kadar Brüksel'deki lobi ve diplomasi faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürmeyi hedefliyor.