Oyak Renault fabrikalarında Türk mühendisliğiyle hayat bulan yeni SUV modeli Boreal, hem iç pazardaki iddiasını ortaya koyuyor hem de Türkiye’nin küresel otomotiv üretimindeki stratejik ağırlığını bir üst seviyeye taşıyor.
Otomotiv dünyasında dengeleri değiştirmeye hazırlanan Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuldu. Bursa’daki üretim tesislerinde, yerli iş gücü ve yüksek teknolojiyle geliştirilen model, markanın C-SUV segmentindeki büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor. 400 milyon Euro’luk dev yatırımın meyvesi olan araç, sadece Türkiye’nin değil, Doğu Avrupa’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyanın yollarını hedefliyor.
Yerli üretim avantajı ve ÖTV desteği
Yüzde 40’ın üzerinde yerli katkı payı ile üretilen Renault Boreal, bu özelliği sayesinde ÖTV muafiyeti avantajından yararlanabiliyor. Lansmana özel 2 milyon 194 bin liradan başlayan fiyatlarla tüketicinin beğenisine sunulan model için 200 bin lira tutarında, 6 ay vadeli ve faizsiz kredi desteği de sağlanıyor. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, Boreal’in 2027 yılına kadar Türkiye’nin en çok satan otomobili olma potansiyeline sahip olduğunu vurgularken, 7 yıl veya 160 bin kilometreye varan garanti süresiyle uzun vadeli güven sunduklarını belirtti.
Tasarımda modern ve heybetli dokunuşlar
Dış tasarımında keskin hatları ve Niagara konseptinden esinlenen ışık imzasıyla dikkat çeken Boreal, 4,56 metrelik uzunluğuyla D segmenti konforunu aratmayan bir yaşam alanı vadediyor. 630 litrelik bagaj hacmi, arka koltukların yatırılmasıyla 1.868 litreye kadar genişleyebiliyor. İç mekanda ise 10 inçlik dijital gösterge paneli ve openR link multimedya sistemi, sürücüye teknoloji odaklı bir kokpit deneyimi sunuyor. 48 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması ve Harman Kardon ses sistemi, aracın premium algısını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Akıllı sürüş ve hibrit verimliliği
Boreal, Google entegreli dijital ekosistemi sayesinde kullanıcılarına kesintisiz bir bağlantı deneyimi sağlıyor. Araç, 25 farklı sürüş destek sistemiyle (ADAS) güvenliği en üst düzeye çıkarırken, Seviye 2 otonom sürüş özellikleri ile yoğun trafikte dahi konforlu bir sürüş imkanı tanıyor.
Motor seçenekleri tarafında ise performans ve tasarruf ön planda. Lansman döneminde 1.3 turbo TCe 145 hp benzinli motor ve Bursa’da üretilen HR18 kodlu full hybrid E-Tech 160 hp seçenekleri tercih edilebiliyor. Şehir içi sürüşlerde yüzde 80’e varan elektrikli kullanım imkanı sunan hibrit versiyon, 4,8 litre gibi düşük yakıt tüketimi değerleriyle dikkat çekiyor. 2026 sonunda ise ürün gamına 4x4 hibrit seçeneğinin eklenmesi planlanıyor.