Türkiye İş Bankası’nın ödeme sistemlerindeki amiral gemisi Maximum Kart, 25'inci yılını geride bırakırken, nakitsiz toplum hedefine giden yolda dijitalleşmenin ve değişen tüketici alışkanlıklarının merkezinde yer alıyor.
Türkiye’de finansal okuryazarlığın ve alışveriş pratiklerinin evrimine tanıklık eden Maximum Kart, 2001 yılından bu yana sadece bir ödeme aracı değil, aynı zamanda kullanıcıların hayatını kolaylaştıran bir finansal yol arkadaşı olarak konumlanıyor. Nakit kullanımının yerini hızla dijital ve temassız yöntemlere bıraktığı günümüzde, marka 11,5 milyonluk geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı.
Teknolojiyi faydaya dönüştürme vizyonu
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, ödeme sistemlerinin artık sadece bir işlemi tamamlamaktan ibaret olmadığını, kişiselleştirilmiş ve uçtan uca bir deneyim sunduğunu belirtti. Lüle, "Bir dönem alternatif olarak görülen kredi kartları, bugün mobil cüzdanlar, giyilebilir teknolojiler ve biyometrik çözümlerle bambaşka bir boyuta taşındı. Bizim için asıl başarı, bu teknolojik gelişmeleri müşterilerimizin günlük hayatında somut bir faydaya dönüştürebilmekti" ifadelerini kullandı.
Dijitalleşen ödeme alışkanlıkları rakamlara yansıdı
Maximum Kart’ın verileri, Türkiye’deki ödeme alışkanlıklarının son on yılda geçirdiği köklü değişimi gözler önüne seriyor. İş Bankası bünyesindeki kredi kartı kullanım hacmi ve müşteri sayısı istikrarlı bir büyüme sergiledi. Verilere göre, bireysel kredi kartı sayısı 2,6 kat artarken, temassız ödeme teknolojisinin kullanımı ciddi bir ivme kazandı.
Öne çıkan bazı veriler ise şöyle
Toplam kredi kartı portföyünde temassız özellikli kartların payı yüzde 15 seviyelerinden yüzde 75’e yükseldi.
Temassız işlemlerin toplam alışveriş hacmindeki payı yüzde 1’den yüzde 31’e çıktı.
Günümüzde gerçekleştirilen her 10 işlemden 6’sı temassız olarak tamamlanıyor.
E-ticaretin toplam işlemler içindeki payı ise her 10 işlemde 2’ye ulaşmış durumda.
Güven ve inovasyon dengesi
102 yıllık bir kurum olan İş Bankası’nın köklü geçmişinden güç alan Maximum, güven ile inovasyonu aynı potada eritmeyi hedefliyor. Sadece bir sadakat programı olmanın ötesine geçen marka, önümüzdeki dönemde de insan odaklı yaklaşımla finansal ekosistemi genişletmeye ve dijital çözümlerle hayatın her alanında değer yaratmaya devam etmeyi planlıyor.