Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması Programı’nda Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken verileri kamuoyuyla paylaştı. İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Erdoğan, 2025 yılında ihracatta Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıldığını duyurdu.
İhracatta rekor rakamlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, 2025 yılında Türkiye’nin mal ihracatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara yükseldi. Aralık ayında ise 26,4 milyar dolar ile aylık bazda yeni bir ihracat rekoru kırıldı.
Erdoğan, geçen yıla göre net 11,7 milyar dolarlık ihracat artışı sağlandığını vurguladı.
Mal ve hizmet ihracatı 396,5 milyar dolar
2025 yılına ilişkin genel tabloyu da paylaşan Erdoğan, mal ve hizmet ihracatının toplamda 396,5 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ifade eden Erdoğan, ihracatın bu büyümenin temel sürükleyici unsurlarından biri olduğunu belirtti.
33 il milyar dolar barajını aştı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın tabana yayılmasının önemine dikkat çekerek, 2025 yılında 33 ilin 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. En fazla ihracat yapan ilin ise yine İstanbul olduğunu kaydetti.
Özel sektöre ve kurumlara tebrik
Konuşmasında ihracat başarısında emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, özel sektör ve kamu kurumlarının ortak çabasına vurgu yaptı. Türk ürünlerinin dünyanın dört bir yanına ulaştırılmasının büyük bir başarı hikâyesi olduğunu dile getirdi.
Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi, Ticaret Bakanlığı ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’na katkıları için teşekkür etti.
Küresel gelişmeler vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde küresel ekonomideki belirsizliklere de değindi. Türkiye’nin, küresel gündemin merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunduğunu belirten Erdoğan, dış ticaret hedeflerinin küresel gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Gazze’de yaşanan insani drama da dikkat çeken Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin etkisizliğini eleştirdi.
Gazze vurgusu: Son asrın en büyük soykırımlarından biri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında da Gazze’de zulmün ve katliamların devam ettiğini belirterek, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 71 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 bin kişinin ise yaralandığını söyledi. Gazze’nin yüzde 90’ının enkaza döndüğünü ifade eden Erdoğan, yaşananları “son asrın en büyük soykırımlarından biri” olarak niteledi.
Uluslararası sistemin, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin sorumluluğunu yerine getiremediğini vurgulayan Erdoğan, bunun bedelini Gazzeli sivillerin ödediğini dile getirdi.
Ateşkes girişimlerine rağmen İsrail’in insani yardımları engellemeyi sürdürdüğünü belirten Erdoğan, bölgede istikrarsızlığın Orta Doğu’dan Afrika’ya yayıldığını söyledi.
Rusya-Ukrayna savaşında barış çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’in kuzeyinde süren Rusya-Ukrayna Savaşı’nın beşinci yılına girmek üzere olduğunu hatırlattı. Savaş nedeniyle yüz binlerce insanın hayatını kaybettiğini, şehirlerin yıkıldığını ve milyonlarca kişinin yerinden edildiğini ifade etti.
Son dönemde savaşın Karadeniz’de ticaret ve seyir güvenliğini tehdit eder boyuta ulaştığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu riskleri azaltmak için gerekli diplomatik temasları yürüttüğünü söyledi. Erdoğan, adil ve sürdürülebilir bir barışın en samimi temennileri olduğunu vurguladı.
“Ne rol kapma ne şov peşindeyiz”
Türkiye’nin dış politikasına ilişkin net mesajlar veren Erdoğan, çatışmalardan çıkar sağlamaya çalışan ülkelerden farklı bir çizgide olduklarını söyledi. “Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz” diyen Erdoğan, Türkiye’nin amacının düşman üretmek değil, dost kazanmak olduğunu ifade etti.
Diyalog, müzakere ve diplomasinin öncelikli çözüm yolu olduğunu belirten Erdoğan, 2026 yılında bu yöndeki çabaların daha da yoğunlaştırılacağını kaydetti. Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Türk dünyasına uzanan geniş bir coğrafyada yeni ortaklıkların hedeflendiğini söyledi.
“Türkiye’siz denklem kurulamaz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi küresel ve bölgesel denklemlerin dışında bırakma girişimlerinin bugüne kadar sonuçsuz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin vazgeçilmez bir aktör olduğunun defalarca kanıtlandığını belirten Erdoğan, “Türkiye’yi yanına alan kazanır, karşısına alan kaybeder” ifadelerini kullandı.
Bu mesajların, hem bölgesel krizler hem de küresel güç dengeleri açısından Ankara’nın rolünü yeniden hatırlattığı değerlendiriliyor.