Küresel iklim hedefleri doğrultusunda enerji şebekelerini dönüştürmeye hazırlanan Türkiye, COP31 zirvesinde elektrik dağıtım altyapısını ana gündem maddelerinden biri yapmayı hedefliyor.
Dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadele ve net sıfır emisyon hedefleri, enerji sektörünün rotasını yeniden çiziyor. Bu kapsamda elektrik dağıtım şebekeleri, sadece enerji iletimi değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji entegrasyonunun kilit oyuncusu olarak konumlanıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, sektörün bu kritik rolünü uluslararası arenaya taşımak için düğmeye bastıklarını açıkladı.
COP31 zirvesi için stratejik hazırlık
Antalya’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek olan COP31 için hazırlıklarını hızlandıran sektör temsilcileri, elektrik dağıtım şebekelerinin küresel iklim gündeminde daha belirgin ve yapılandırılmış bir başlık olarak yer almasını amaçlıyor. Elder’in COP sürecinde akredite bir kuruluş olduğunu hatırlatan Erdoğan, şebekelerin modernizasyonunun iklim hedeflerine ulaşmadaki hayati önemine vurgu yaptı.
22 milyar dolarlık devasa yatırım planı
Sektörün kesintisiz enerji arzı için yatırımlarına ara vermeden devam ettiğini belirten Erdoğan, finansal projeksiyonları paylaştı. Geçtiğimiz yıl 2,5 milyar dolarlık bir yatırım hacmine ulaştıklarını belirten Erdoğan, 5. tarife dönemini kapsayan 5 yıllık süreçte 19 milyar doları aşan bir bütçenin ayrıldığını ifade etti. İlave ihtiyaçlar ve planlı bakım çalışmalarıyla birlikte 2030 yılına kadar toplam yatırım tutarının 22 milyar doları bulması bekleniyor.
Fatura yapısı ve altyapı güvenliği
Dağıtım bedellerinin faturalardaki payına dair teknik detayları da paylaşan Erdoğan, tüketim miktarına göre dağıtım bedeli oranlarının farklılık gösterdiğini belirtti. Buna göre, düşük tüketimli meskenlerde dağıtım payı yüzde 74,9 seviyesindeyken, sanayi abonelerinde bu oran yüzde 23,9’a kadar geriliyor.
Türkiye’nin 1,5 milyon kilometrelik devasa dağıtım ağının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini hatırlatan Erdoğan, yangın riskine karşı proaktif bir yaklaşım sergilediklerini belirtti. İlgili kurumlarla koordineli şekilde yürütülen bakım çalışmalarıyla, hem enerji arz güvenliğinin sağlandığını hem de doğal alanların koruma altına alındığını sözlerine ekledi.