Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, enerji dönüşümünün merkezinde nükleer ve yenilenebilir kaynakların olduğunu vurgulayarak, Avrupa’nın nükleer enerjiye güçlü bir şekilde geri döndüğünü söyledi. Birol, "Dünyada elektrik çağı resmen başladı" dedi.
İsveç’in başkenti Stockholm’de temaslarda bulunan Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, nükleer enerji, kritik mineraller ve enerji güvenliği başlıklarında önemli açıklamalarda bulundu. İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf, Başbakan Ulf Kristersson ve eski Başbakan Carl Bildt ile görüşen Birol, enerji politikalarının geleceğine dair değerlendirmeler yaptı.
"Fukuşima sonrası duraklayan nükleer, Avrupa'da yeniden yükselişte"
Birol, Japonya’daki Fukuşima nükleer kazasının ardından Avrupa’da yavaşlayan nükleer enerji yatırımlarının, yeniden hız kazandığını söyledi. Özellikle İsveç’in bu dönüşümde öne çıkan ülkelerden biri olduğunu belirten Birol, "İsveç, önümüzdeki 10 yıl içinde 2,5 gigavat kapasiteli yeni nükleer santraller kuracak. Bu, sadece İsveç değil, Avrupa'nın genelinde yaşanan bir dönüşümün işareti" dedi.
Kral Gustaf ile nükleer ve temiz enerji vizyonu masaya yatırıldı
İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf ile görüşmesinde nükleer enerji, elektrikli araçlar, temiz enerji teknolojileri ve iklim değişikliği konularını ele aldıklarını aktaran Birol, "Majestelerine, Uluslararası Enerji Ajansı'nın çalışmalarına verdikleri destek için teşekkür ettim" diye konuştu.
"Elektrik çağı resmen başladı"
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nde yaptığı “Dünya Enerji Görünümü” başlıklı konuşmasında, küresel enerji dönüşümüne ilişkin kritik veriler paylaşan Birol, şu ifadeleri kullandı:
"Artık dünyada elektrik çağı başlamıştır. Bu yeni dönemin temel taşı yenilenebilir enerji ve nükleerdir. Aynı zamanda bu geçişi mümkün kılacak kritik mineraller, enerji stratejilerinin vazgeçilmez unsurları hâline geldi."
Küresel enerji güvenliği ve ekonomik etkiler değerlendirildi
Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt ile de görüşen Birol, Avrupa'nın enerji güvenliği, arz çeşitliliği ve ekonomik kırılganlıklar bağlamında sürdürülebilir enerji politikalarının önemini değerlendirdi. Görüşmelerin, bölgesel ve küresel enerji mimarisi açısından verimli geçtiğini vurguladı.