Küresel finans piyasaları; dev merkez bankalarının faiz kararları, Orta Doğu eksenli jeopolitik riskler ve teknoloji devlerinin bilançolarının gölgesinde oldukça hareketli bir haftayı geride bıraktı. Piyasa aktörlerinin odağı ise tamamen ABD ekonomisinin sağlık durumunu ortaya koyacak olan kritik tarım dışı istihdam verisine çevrilmiş durumda.
Hafta boyunca Orta Doğu’dan gelen çelişkili haber akışı risk iştahını doğrudan etkiledi. İran’ın Hürmüz Boğazı diplomasisiyle başlayan yumuşama sinyalleri, Ürdün’deki çatışmalar ve ABD'nin sert misilleme açıklamalarıyla yerini yeniden yüksek tansiyona bıraktı. Bu jeopolitik belirsizlikler, küresel borsalardaki voltajı artıran ana unsurlardan biri oldu.
Fed İki Bölündü: Şahin Çıkışlar ve Tahvil Piyasasında 19 Yılın Rekoru
ABD Merkez Bankası (Fed), Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 3,50-3,75 bandında sabit tuttu. Ancak kararın 3’e karşı 9 oyla alınması, banka içerisindeki fikir ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan’ın 25 baz puanlık artış yönündeki oyları, faiz politikasına dair belirsizlikleri tetikledi.
Fed Başkanı Kevin Warsh'un toplantı sonrası fiyat istikrarı vurgusu yapmasına rağmen, mücadele yöntemine dair net bir yol haritası sunmaması piyasalardaki kafa karışıklığını derinleştirdi. Enflasyonla mücadelede bankanın yetersiz kalabileceği endişeleri, ABD 30 yıllık tahvil faizlerini yüzde 5,28 ile son 19 yılın zirvesine taşıdı. 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,72’ye yükselirken, Dolar Endeksi kan kaybederek 99,7 seviyesine geri çekildi.
ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 1,5 ile beklentilerin altında büyümesi ise Fed'in mevcut faiz seviyesini koruması için hareket alanı bulabileceği algısını güçlendirdi.
Bilanço Sezonu Borsaları Hareketlendirdi: ABD ve Avrupa Artıda, Asya Karışık

Makroekonomik belirsizliklere rağmen New York borsası, yapay zeka yatırımlarının karlılığa dönüşeceği beklentisi ve güçlü şirket bilançolarıyla haftayı kazançla kapattı. Dow Jones yüzde 1,04, S&P 500 yüzde 1,05 ve Nasdaq yüzde 1,59 yükseliş kaydetti.
Avrupa tarafında da benzer bir iyimserlik hakim kılındı. İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini yüzde 3,75'te sabit bırakırken, Avro Bölgesi'nin ikinci çeyrekte yüzde 0,4 büyüyerek beklentileri aşması bölge borsalarını destekledi. Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 2,11 ile haftanın en çok kazandıranı oldu.
Asya borsaları ise teknoloji hisselerindeki sert satışlarla dalgalandı. Güney Koreli çip üreticisi SK Hynix'in güçlü karlılığa rağmen beklentilerin altında kalması, yapay zeka rallisinin hız keseceği endişesini doğurdu. Öte yandan Japonya Merkez Bankası (BoJ) faizi yüzde 1'de sabit tutarken, Japon yeninin dolar karşısında son iki yılın en hızlı değer kazancını yaşaması (Dolar/Yen: 157,6) kamusal müdahale iddialarını gündeme taşıdı.
Emtia Piyasasında Sakinlik, Yurt İçi Piyasada Enflasyon Heyecanı
Jeopolitik gelişmelere rağmen emtia cephesinde kar satışları öne çıktı. Ons altın haftayı yüzde 0,2 kayıpla 4 bin 46 dolardan tamamlarken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,1 düşerek 87,9 dolara geriledi.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel satış baskısı ve kar realizasyonlarıyla negatif ayrıştı. BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 3,48 değer kaybederek 13.458,10 puandan kapandı. Dolar/TL ise hafif yükselişle 47,5280 seviyesine ulaştı.
Türkiye'de gözler yeni haftada açıklanacak Temmuz ayı enflasyon verilerine kilitlendi. Ekonomistlerin ortalama beklentisi tüketici fiyatlarının aylık yüzde 1,82 artacağı yönünde. Bu tahminin gerçekleşmesi halinde, yıllık enflasyonun hazirandaki yüzde 32,11 seviyesinden yüzde 31,80'e gerilemesi, yıl sonu enflasyonunun ise yüzde 29,55 seviyelerinde gerçekleşmesi öngörülüyor.