Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, fındık piyasasındaki sert dalgalanmaların üreticiyi ekonomik darboğaza sürüklediğini belirterek, sezon öncesinde acil fiyat beklentisi çağrısında bulundu.
Fındık piyasasında geçtiğimiz aylarda 370 lira seviyelerine kadar çıkan fiyatların ekim sonu itibarıyla hızla gerilemesi, üreticinin elindeki ürünün değerini düşürdü. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, piyasadaki bu sert düşüşün faturasını doğrudan çiftçinin ödediğini vurguladı. Aydemir, rekolte tahminlerindeki sapmalar, büyük alıcıların stratejileri ve TMO stoklarının piyasaya sunulması gibi faktörlerin fiyat istikrarını bozduğunu ifade etti.
TMO'dan güçlü bir alım politikası bekleniyor
Yeni sezon öncesinde üreticinin önünü görebilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım fiyatlarını bir an önce açıklaması gerektiğini belirten Aydemir, beklentilerini net bir dille ortaya koydu. Geçen sezonki alım politikasının önemine dikkat çeken Aydemir, üreticiyi memnun edecek ve piyasaya güven verecek bir seviye olarak 280 ile 300 lira bandını işaret etti. Aydemir, çiftçilerin borç, eğitim ve düğün gibi zorunlu harcamaları nedeniyle ürünlerini hasat sonrası hemen elden çıkarmak zorunda kaldığını, bu durumun da düşük fiyatlara razı olunmasına yol açtığını hatırlattı.
Kahverengi kokarca tehdidi ve iklimsel zorluklar
Fındık üreticisinin yalnızca ekonomik değil, biyolojik ve iklimsel tehditlerle de mücadele ettiğini belirten Aydemir, kahverengi kokarca zararlısının hala ciddi bir risk unsuru olduğunu ifade etti. Kamu kurumlarıyla yürütülen ilaçlama çalışmalarının Samsun genelinde olumlu sonuçlar verdiğini ancak mücadelenin gevşetilmemesi gerektiğini vurgulayan Aydemir, kış şartlarının zararlı popülasyonunu azaltsa da sorunun tamamen bitmediği uyarısında bulundu.
Öte yandan, son dönemde etkili olan aşırı yağışların sadece fındık bahçelerini değil, bölgedeki sebze üretim alanlarını da vurduğunu belirten Aydemir, özellikle fasulye, biber ve patlıcan üreticilerinin yaşadığı zararın boyutlarına dikkat çekti. Denize yakın bölgelerdeki üreticilerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için kalıcı tarımsal çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.