Türkiye’de 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girecek Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi için geri sayım başladı. İçecek satışı yapan tüm işletmelerin sisteme dahil olması zorunlu tutulurken, kayıt işlemleri dijital platform üzerinden gerçekleştiriliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA), Sıfır Atık Hareketi’nin en kapsamlı adımlarından biri olan DOA uygulamasını hayata geçiriyor. Plastik, cam ve alüminyum ambalajların ekonomiye kazandırılmasını hedefleyen bu sistemle, yıllık 30 milyar liralık ekonomik değerin geri kazanılması planlanıyor.
Kayıt sürecinde kritik tarih
Sistemin paydaşı olacak market, bakkal, restoran, otel ve kafe gibi işletmelerin, 1 Temmuz öncesinde dbys.gov.tr adresi üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne (DBYS) kayıtlarını yaptırmaları gerekiyor. İşletmeler, kayıt sırasında iade süreçlerini yürütecek yetkili operatörlerden birini seçerek süreci başlatacak.
TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, uygulamanın sadece çevresel bir adım değil, aynı zamanda güçlü bir geri dönüşüm seferberliği olduğunu vurguladı. Öztürk, işletmelerin sisteme dahil olmasının döngüsel ekonominin başarısı için kilit rol oynadığını belirtti.
Operatör desteği ve iade altyapısı
Sistemin işleyişi, işletmelerin büyüklüğüne göre farklılık gösteriyor. Zincir mağazalarda depozito iade makinelerinin kurulumu zorunlu kılınırken, diğer işletmelere operatörler tarafından el terminalleri, şeffaf toplama poşetleri ve barkodlu klipsler gibi ekipmanlar ücretsiz sağlanacak. HOREKA grubu işletmeler ise biriktirdikleri ambalajları seçtikleri operatörlere teslim ederek sürece katkı sunacak.
Tüketiciler için dijital kolaylık
Vatandaşlar, "DOA" logolu ambalajları iade noktalarına bıraktıklarında, iade bedelleri mobil uygulama üzerinden hesaplarına tanımlanacak. Bu tutarlar banka hesaplarına aktarılabileceği gibi, ATM’lerden nakit olarak çekilebilecek veya günlük alışverişlerde kullanılabilecek.
Dünya genelinde 20’den fazla ülkede başarıyla uygulanan depozito yönetim sistemlerinin, 2026 yılına kadar 750 milyon kişiye ulaşması öngörülüyor. Türkiye, uçtan uca dijital altyapısı ile bu küresel dönüşümde öncü ülkeler arasında yer almayı hedefliyor.